Yeşil Çocuklar

icerikBeş gün boyunca çekik gözlü, yüz çizgileri biraz zencileri hatırlatan yeşil çocuklar Önlerine konulan bütün yemekleri reddettiler, en sonunda taze fasulye yemeye razı oldular. Kısa bir zaman sonra erkek çocuk halsizlikten, belki bakımsızlıktan öldü. Kız, yargıç Ricardo da Calno’ya teslim edildi. Da Calno gerçekçi bir insan olduğundan kızın yüzündeki boyayı silebilmek için çok uğraştı ve bir sonuca yaramayınca bu değişik gerçeği kabullenmek zorunda kaldı.

Aradan beş yıl geçip kız yeni yaşantısına alışır gibi oldu, İspanyolcayı öğrendi, tenindeki yeşillik de kaybolmaya yüz tutmuştu ki. ölüverdi.

Kız, geldikleri ülke hakkında garip bir hikâye anlatıyordu: Güneşi tanımayan, karşısında, geniş nehrin ötesinde, güneşin aydınlattığı başka bir ülke olan bir yerde oturuyorlardı. Günün birinde korkunç bir fırtına kopmuş, çılgın bir rüzgâr onu ve küçük kardeşini kapıp mağaranın ortasına atmıştı.

Yeşil Çocuklar’ın atın hiçbir zaman aydınlanamadı, yıllar geçince unutuldu. Bu çocuklar nereden gelmişlerdi? Bazı araştırıcılar bir yeraltı dünyasından, bazıları da bizimkine eş bir dünyadan gelmiş olabileceklerini söylemişlerdir.

Fransız JacquS Bergier’nin, İtalyan Peter Kolosimo’nun ve İngiliz John Maddin’in sözünü ettikleri bu esrarengiz ve inanılmaz olaya tıpatıp benzeyen başka bir olay, ortaçağda yaşamış olan İngiliz simyacısı Guillaume de Newburg ya da Newbridge’in bîr eserinde bulunur.

Nevvburg, bir iki ayrıntı dışında, aynı hikâyeyi anlatıyor sanki:
“Vulfptes denilen yerde hasat toplayan köylüler biri kız biri erkek, tenleri yeşilimsi, dbiseleri bilinmeyen bir maddeden yapılmış iki çocukla karşılaşırlar. Çocuklar ilkin hiçbir gıdaya yanaşmazlar, sonra biraz ötede gördükleri baklalara saldırırlar. Geldikleri yer sorulunca. Ermiş Marten’in ülkesinden geldiklerini, bir yeraltı geçidinden geçtiklerini, bir ses tarafından çağrıldıklarını, ülkelerinde güneşin parlamadığını oysa her yerin aydınlık olduğunu anlatıyorlar.”

Ortaçağ simyacısının aktardığı olayla çağdaş araştırmacıların üzerinde durdukları olay arasında ne gibi bir bağlantı olabilir? Acaba tekrarlanan bir olay mı yoksa uydurulan bir olay mı? burada karan ancak okur verebilir.
İkind örnek, geniş bir bibliyografyaya dayanan, Jacob VVasserman gibi yazarların, Ludwig Andeas Feuerbach gibi felsefecilerin ilgisini çeken, nereden geldiği, kim olduğu bilinmeyen, dünyada yerini bulamayan ve aaklı bir şekilde ölen Kaspar Hauser in hikâyesidir.

Edgar Poe’nun hikâyelerini andırmakla beraber Hauser’in serüveni gerçek olduğu kadar düşündürücüdür.
1882 Mayısında, Nürümberg şehrinde, kalabalığın arasında bir şeyler anlatabilmek için çırpınan onaltı yadlarında bir delikanlı polisin dikkatini çekiyor. Polis kalabalığı yarıp delikanlıya yanaşıyor, bir iki #oru sürüyor. Genç çocuk güçlükle, anlaşılamayan bir şeyler kekeliyor. Bunun üzerine polis delikanlıyı karakola götürüyor; üstü aranıyor; ceplerinde çok ince, bir çeşit kösele üzerine yazılmış iki mektup bulunuyor. Birind mektupta delikanlı bir subayın oğlu diye tanıtılıyor, İkincisinde ise geçmişi bilinmeyen Kaspar Hauser oluyor.




İsim: *

Mail: *

13 + 8 = ? (İşleminin Sonucu)