TUZAKLARDAN UZAK DURMAK

ancient3Hayatınızda dikenlerle karşılaştıkça ve bunların birer diken olduğunu fark ettikçe, bunların Tanrıya doğru giden yoldaki memnuniyet ve doyumdan sizi uzaklaştırma olasılıkları üzerinde de düşünün. Tanrının lütfunun peşinden giden insanlar bile bazen zor durumlardan geçerken yoldan sapabilirler.

Tuzaklardan kaçabilmek için şu üç Kutsal Kitapsal gerçeği aklınızda bulundurun. Bu bilgelik çok zorlanıp da Tanrının yardımını beklemek yerine kendimiz olup dikenin üstesinden gelmeye çalıştığımızda bize yardımcı olacaktır.

Dikenleri Yaratan Şeytandır
Pavlus dikenini Şeytan tarafından ona gönderilen bir mesajcı olarak tanımlamıştır. “Aldığım vahiylerin üstünlüğüyle gururlanmayayım diye bana bedende bir diken, beni yumruklamak için Şeytan ın bir meleği verildi, gururlanmayayım diye.”7 Şeytan size hiçbir zaman sevgi mesajları göndermez ya da iyi haberler vermez; Şeytan ın mesajları ve mesajcıları her zaman yolunuza tuzaklar kurar.

Problemin kaynağını bilmek dikenlere farklı açılardan bakmamızı ve zorluklarla yiizleşenleri anlamamızı sağlar. Kendi suçu olmayan bir şeyden dolayı birileri acı çekerken yapabileceğiniz en zalimce şey Eyüp u teselli edenler gibi teselli etmektir. Eyüp kitabının büyük bölümünün, arkadaşlarının Eyüp un başına gelenlerden kendisinin sorumlu olduğu konusunda yaptıkları suçlamalardan oluştuğunu görürüz. Verdikleri öğütler de aynı şekildeydi: “İşlenmiş gizli bir günahın olmalı, aksi takdirde bunların hepsi başına gelmezdi.”

Eyüp, yüreğini tarttığım ve Tanrıya karşı günah işlemediğini söyledi (Eyüp un o zamana kadar işlememiş olduğu günahları bile itiraf ettiğini hayal edebiliyorum). Kutsal Kitap Eyüp un çektiklerinin sebebinin kendi günahları olmadığını doğrular. O halde neden bunca şey başına gelmiştir? Tanrı’ nm, Şeytan a Eyüp u deneme iznini verdiği Eyüp kitabının başından itibaren açıkça görülür. Arkadaşları tekrar tekrar bu konuda Tanrı yı suçlamasını önermişlerse de, Eyüp, dikenlerin yaratıcısının Şeytan olduğunu anlamıştı. Ama başına gelen her şeye rağmen Eyüp olup bitenler konusunda Tanrı yı suçlayarak günah işlemedi.

Eyüpu teselli ederken, ona çektiği acılrın kendi günahının sonucu olduğunu söyleyen insanların yerini, günümüzde zor durumdaki bir kişiyi teselli etmek için her şeyin yolunda gittiğini söyleyen insanlar almış gibidir. Başka bir deyişle, bu insanlar sanki, “Bir sıkıntın olduğunu itiraf etme ve sıkıntın kolayca yok olacaktır!” demekte gibidirler. Sanki dikenin olmadığını savunursak yok olacakmış gibi, durumların ancak gerçek olduklarını kabul edersek gerçek olacağını savunurlar.

Bu inkârdır, Kutsal Kitap a dayanan bir gerçek değildir. Acı çekerken içinde bulunduğumuz durumu görmezden gelmemeliyiz. Her ne kadar yok olmasını istiyor olsak da acı, acıdır. Acı çekmenin üzerini örterek onu başka bir şey gibi göstermek yanlıştır. Ama bu acıyla yaşamaya devam etmeliyiz anlamına da gelmez; Tanrı, Şeytan dan daha güçlüdür.

2. Tanrı’nın Lütfü Dikenin Acısını Bizden Uzaklaştırır Bir taraftan Şeytan diken gönderirken, diğer taraftan da Tanrının lütfü dikenin yaralarını kapatır. İsa’nın çarmıhta öldüğü karanlık saatte Şeytan sevinçle kutlama yapıyordu. Şeytan ve onun kötü orduları zafer kazandıklarını düşünerek, biitıin gece boyunca kutlama yapmışlardır. Ama kötü olanın sonunun ne olduğu ortaya çıkınca parti uzun süremedi.
Şeytan kutlama yaparken, Tanrı da diriliş için hazırlık yapıyordu. Tanrı, Şeytan karşısında daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir zafer kazanacaktı ve bütün isteği buydu.

Şeytan bir diken gönderdiğinde umudunuzu yitirmeyin. Şeytanın ordularının Tanrının bu kötü durumu iyi bir duruma dönüştürebileceği konusunda içinizde şüphe oluşturmalarına izin vermeyin. Şeytan ın sizi Tanrının her zaman lütfedecek kadar sevmediğine inandırmasına izin vermeyin çünkü O sizi çok seviyor ve lütfü size yetecektir.
Pavlus Tanrının acı veren bu dikeni nasıl kullandığını gördüğünde, tüm acısının ortasında sevinebilmişti. Dikene odaklanmaktan vazgeçip Tanrının lütfunun yeterliliğine odaklanmaya karar vermiş, Tanrının ellerinin işlerini görünce gözlerini dikenden kaldırıp, Tanrının tahtına odaklanmıştı.

Elçi Tanrı dan üç defa dikeni ondan almasını istedi ama Tanrı, “Dikenin acısını’ alacağım” dedi. Pavlus dualarının cevaplanmış olmasına sevinmişti. Cevap kendi istediği zamanda ve istediği şekilde değildi ama Tanrı duasına cevap vermişti. Tanrı Pavlus’a dikenin anlamını gösterdi. Tanrı Pavlus’a birçok görüm ve esinleme vermişti ve bunların onun gururlanmasına neden olabileceğini biliyordu. Bu nedenle Tanrı Pavlusa, “Şeytan ı yani kötüyü, iyilik getirmek için kullanıyorum. Şeytan’ın size kurduğu tuzakları sizi bereketlemek için kullanacağım” dedi.
Dikenler bize ne kadar büyük bir acı verirlerse versinler, Tanrı onları bizi bereketlemek için kullanmaktadır. Tanrı dikenleri bizi korumak için kullanacaktır. Dikenlerden korkuyor olabiliriz, ama Tanrının onları bizden alabileceğinden emin olabiliriz.

3. Tanrı’nın Lütfü Dikenlerin Gül Açmasını Sağlayabilir Pavlus’un bedenindeki dikenden söz ederken lütuf için dua etmediğine dikkat edin. Bunun yerine sizin ya da benim yapacağımız şeyi yaparak Tanrı ya, “Lütfen bunu benden al, daha fazla katlanamıyorum” diye yalvarmıştı.
Pavlus lütuf dilemedi ama Tanrı buna rağmen ona lütfetti. Tanrı, Pavlus’un dikene rağmen Tanrı’ya yücelik sunabilmesi için ihtiyacı olan gücü ona verdi. Lütuf, durumumuz ne olursa olsun muzaffer bir şekilde yaşamamızı sağlayabilecek olan ruhsal güçtür. Lütuf, dikenli bir yerin tam ortasında açacak olan gülü görmemizi sağlayan ruhsal güçtür.

Pavlus’un bedendeki diken benzetmesinden çok şey öğrenirken aynı zamanda Isa’nın da gerçek bir dikenli taç giydiğini hatırlamalıyız. Kurtarıcımız çektiğimiz acıları anlamaktadır ve bizleıe ihtiyacımız olduğunda gereken lütfü sunmaktadır. Tanrının lütfü olmadan tüm denenmelerin ortasında asla mutlu olamayız. Asla Şeytan ın tuzakları karşısında zafer kazanamayız. Tanrının lütfü her zaman içinde bulunduğumuz durum için gerekenden fazlasıdır.
Dikenler ve tuzaklar olmadan Tanrının lütfunu nasıl anlayabiliriz? Lütuf her zaman bulunduğumuz karanlık durum içerisinde parlamaktadır. Bu nedenle Pavlus zayıflığıyla övünüyordu, böylece Mesih’in gücü görünebilirdi. Eğer Tanrının lütfü size yeterli gelmiyorsa, dikene odaklandığınızdan Tanrı’nın lütfuyla sizde açan gülü göremiyor olabilirsiniz.

Bu kitabı yazdığım zaman içerisinde benim de yoluma birçok diken çıktı. Uluslararası yayın hizmetimizle ilgili kayıt yapmak için Avrupa’ya seyahat ettim. Oradaki güvenlik önlemlerinden dolayı kayıt takvimimizi büyük ölçüde kısaltmak zorunda kaldık, bu nedenle bulunduğumuz yeri terk etmeden önce kayıtlan bitirebilmek için on sekiz saat aralıksız çalışmak zorunda kaldım.

Doğal olarak bu yoğun çalışma döneminin sonunda gücüm tükenmişti. Bunun dışında eşim ve ben seyahat süresi boyunca solunumla ilgili rahatsızlık yaşadık. Daha sonra otele vardığımızda kayınvalidemin ciddi bir şekilde rahatsız olduğunu öğrendik. Sonrasındaki otuz altı saat eşimin ve benim Londra’ya ve oradan da Sydney’e uçmak için telefonda yaptığımız uçak rezervasyonu konuşmaları, bagajımızı toplamak ve hazırlık telaşıyla geçti. Tanrının yardımıyla Elizabeth’ in değerli annesi bu dünyaya veda etmeden önce gereken zamanda Sydney’e varabildik.

Bütün bunların ortasında yüzlerce mil uzaklıktaki bir arkadaşımıza akciğer kanseri teşhisi konulmuştu. Bütün bu olayların aynı zamanda meydana gelmesi talihsiz bir tesadüf müydü? Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Bence Şeytan bu kitabın yayınlanması için çalışan takımın önüne engeller koymaya çalışmıştı. Yazdığım şeylerin dindar yargı olmaktan öte, benim yaşamıma yön veren ruhsal prensipler olduğunu bilmeniz için bunları sizinle paylaşmak istiyorum.

Hayattaki dikenler daha çok acı vermeye başladığında, dua etmeye başlayın. “Tanrım gözlerimi dikenden ayırıp senin lütuf tahtına odaklayabilmem için bana yardım et.” Korkularımızı bir kez Tanrının ayaklarının dibine bıraktık mı, Tanrının lütfunun bize yeterli olacağından emin olmalıyız. Tanrının lütfuna güvenmekten uzak yaşarsak, orada huzur, güven ve memnuniyet bulamayız.




İsim: *

Mail: *

13 + 1 = ? (İşleminin Sonucu)