TANRI’NIN LÜTFUNUN ÖZGÜRLÜĞÜ

burclar3Özgürlük değerli bir kelimedir. Doğal alemde, özgürlük bir bedel karşılığı bize gelir, bedelsiz bir özgürlük yoktur. Özgür bir ülkede yaşama ayrıcalığına sahibizdir ama bu ayrıcalık atalarımızın Amerika’nın özgürlüğünü sağlamak için yaptıkları üstün fedakârlıklar sonucunda elde edilmiştir. Bağımsızlık Bildirgesi nde belirtildiği gibi, atalarımız bu ulusun oluşması için yaşamlarını, tüm varlıklarını ve kutsal onurlarını feda etmişlerdir. Politik özgürlüğün bir bedeli vardır.

Ruhsal özgürlüğün de bir bedeli vardır ama bu bedeli Tanrının kendisi ödemiştir. Isa günahlarımızı üzerine alarak ölmüş ve özgürlüğümüz için zalim çarmıhta yaşamını vermiştir. Kurtuluşumuzu satın almış ve sonra bize karşılıksız olarak vermiştir.

Tanrı lütfü konusunda cimri değildir. Pavlus, Efesliler e Tanrının lütfunu bize bağışladığını söylemiştir: “Öyle İd, sevgili Oğlu nda bize bağışladığı yüce lütfü övülsün.’C; Aslında Tanrı lütfunu üzerimize bolca dökmüştür.’10 Tanrı hizmet etmek, itaat etmek ve fedakârlıkta bulunmakta özgür olabilmemiz için îütfııhu üzerimize bol bol dokmüştüı Galatvalılara, “Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.””diye yazmıştır.

Bazı insanlar kuralcılığın gerekliliklerim yerine getirmenin zor olduğunu düşünürler. Aslında tam tersidir. Kuralcılık kolavdır. Bizi küçümseyen bir kişiye sevgiyle ulaşmakla karşılaştırıldığında, bir kişiyi öldürmemek daha kolaydır. Eşimizi kendimizden daha çok sevmekle karşılaştırıldığında, zina etmemek daha kolaydır. Vergi ödemek, ödemediğinizde daha büyük bir cezayla size geri döndüğünden nispeten daha kolaydır. Ama Tanrının işi için fedakâr bir şekilde cömertçe vermek, kendini inkâr ederek gelirinin bir kısmını krallığın işi için vermek zordur.
Mesih’te gerçek özgürlüğü deneyimlemek, bizi yönlendirdiği yerlerden pek memnun olmasak da, Kutsal Ruh un yönlendirişi için sürekli açık olmayı gerektirmektedir. Ruh ta yaşamak, başardıklarım hakkında gurur duymak yerine, yapamadıklarım konusunda beni daha bilinçli kılar.

Kuralcılığın nihaî etkisi Tanrı hakkındaki görüşümüzü alçaltmaktır diyebiliriz. Lütuf ise Tanrı hakkındaki görüşümüzü Tanrıyı yüceltecek konuma yükseltmektedir. Ben birçok latada vaaz verdim, birçok kitap yazdım, dünya çapında yayınlanan radyo ve televizyon programları yapıp, kiliseler kurdum. Bütün bunları yapmış olmaktan memnunum ama bunların hiçbiri etkileyici değildir. Beni etkileyen benim yaptıklarım değil, Tanrının lütfunun benim için gerçekleştirdikleridir. Ben hiç hak etmediğim halde üzerime çabalarımla kazanamayacağım beğenisini ve lütfunu dökmüştür.

Kuralcılık hayranlık ve minnettarlık hislerimizi öldürür. Dikkatli olmazsak, kuralcılık yoluna sapıp, Tanrının yüreğine götüren yoldan ayrılabiliriz. Tanrıya ve lütfuna dayanmak esenlik getirir ve içimizdeki huzursuzluğu dindirir. Kendimize, kuralları ve uygulamaları yerine getirme yeteneğimize güvenmek ruhumuzdaki esenliği çalar ve endişe yaratır. Tanrıya giden yol, lütuf yoludur ve bu da insanı esenlik ve tatmine yönlendirir.

Kuralcılık ise bizi Tanrının lütfüna güvenmek yerine Tanrı dan uzak yerlerde dolanıp, durmaya yönlendirir. Yan yollara sapmayın. Kuralcılığın bağına karşı Tanrıya dönmenin getirdiği esenliği değiş tokuş etmeyin.




İsim: *

Mail: *

17 + 5 = ? (İşleminin Sonucu)