SAĞLAYIŞ İÇİN DUA ETMEK

astPavlus dua ederken sakin bir şekilde Tanrının onu kurtarmasını istemiş, sizin ve benim birçok defa ettiğimiz duayı etmiştir: “Tanrım bunu benden al ve şimdi al.” Pavlus bir süre sonra dualarına bir cevap almıştır. Ama beklediği cevap bu değildir. Tanrı ona “Lütfum sana yeter” dedi.

Tanrının bize verdiği söz de aynıdır. Yaranız ne olursa olsun… acınız ne kadar derin olursa olsun… yasınızın sebebi her neyse—Lütfü size yeter! Lütfü size yeniden normale dönme ve olayın üstesinden gelme gücü verecektir.
İngiltere’nin ünlü vaizlerinden biri olan Charles Spurgeon birçok defa Tanrının lütfunun yeterliliğini deneyimlemiş ve şöyle demiştir: “Birçok defa şükranla geriye dönüp hastalıklı geçmişime baktım. Hastalığımdan önceki zamanlarda, yatakta acı çektiğim zamanlarda büyüdüğümün yarısı kadar büyümemiştim.”

Yakın bir zamanda bir yakınım trafik kazası sonucunda yaralandı. Laurie çocukluk yıllarından beri romatizmadan dolayı ağrı yaşıyordu o yüzden başka herhangi birinden daha hassastır. Hava yastığı kazanın ardından açılınca Laurie’nin el kemiği iki yerden kırıldı ve dirsekleri de kırılmıştı. Ve ayrıca boynunun arka kısmı da zedelenmişti. Yaralar hayatî tehlike taşımıyordu ama oldukça acı vericiydi.

Daha sonra bir ziyaretçinin gelmesiyle daha da kötü bir deneyim yaşadı. “Yardımcı olan kişilere boynumun arka kısmının zedelendiğini ve ayaklarımın düzleşemediğini, bu yüzden beni arabadan çıkarırken arkası düz yatağa yatırmamalarını söyledim. Ama güvenliğim için beni sabit bir konuma getirmeleri gerekiyordu. Boynumu arkaya yaslayamıyordum. O yüzden çenemin altına bir havlu koyarak kafamı arkaya sargı beziyle sabitlediler. Rahat olmamı sağlamak için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlardı ama ambulans benim için bir kabus gibiydi.”

Acil bakım odasında Laurie aynı pozisyonda üç saat kaldı ama yaralan için bu çok acı vericiydi. “Doktora bana bir ağrıkesici vermesi için yalvardım” diyor Laurie, “Sonunda röntgen cihazına girmeden önce biraz morfin verdiler.”
O anda Laurie nin gözleri yaşlarla doldu. “Ağrıların dayanılmaz olduğunu söyleyip duruyordum. Daha sonra dilimizdeki dayanılmaz kelimesinin Latincedeki çarmıha gerilme anlamına gelen kelimeden geldiği ve çarmıha gerilmenin Tanrı da yarattığı acının çok daha büyük olduğu hakkında düşündüm. Benim dayanmam gereken birkaç kırık kemikle bir tahtada sabit olarak birkaç saat durmaktı. Isa bir tahtaya çivilendi ve kanı benim için aktı. Benimki değil ama O nun acısı gerçekten dayanılmazdı!”

Mesih’in çarmıhını düşünmek Laurie’ye acılarına katlanma gücü vermişti. Böylelikle en çaresiz olduğu zamanda bile Tanrının lütfunun ona yettiğini öğrendi.




İsim: *

Mail: *

16 + 2 = ? (İşleminin Sonucu)