Ruhsal olarak ölü birer bedendik

dort-4-element-su-toprak-hava-ates-sembolTanrının lütfü hayatımıza gelmeden önce ruhsal olarak ölü birer bedendik. Tanrıya doğru hareket etmemiz imkânsızdı. Ama ruhsal olarak ölüyken fiziksel olarak yaşıyorduk, hareket ediyorduk ve Tanrıdan bağımsız olduğumuzu ilan ediyorduk. Pavlus’un da söylediği gibi, hareket eden cesetlerdik. Sadece ölü değildik, aynı zamanda ‘dünyanın egemeni olana ve günaha köleydik. Şeytanın köleleriydik.

Lütuf Tanrısı nın egemenliğine girmeden önce hırs, kin, şehvet, kibir ve bencillikle doluyduk. Sürdürdüğümüz fiziksel yaşamda Tanrıya yer vermemiştik. Dünyanın sistemine ve Şeytan a köle olduğumuz için Tanrının gazabına uğramıştık.
Bir dakika! Gazap kelimesi insanları rahatsız eder. Bunu duyan herkes kelimenin kızgınlık ve nefret içerdiğini düşünür. Ama gelin sizi Tanrının Söz üne yönlendireyim. Efesliler 2:3 şöyle der: “Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, benliğin ve aklın isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Doğal olarak ötekiler gibi biz de gazap çocuklarıydık.

Evet, Tanrı, sever ve merhametlidir. Ama iş günaha gelinçe Gazap Tanrısı dır. Tanrı yı tanımayan kişiler günahı ciddiye almadıkları için gazabını da ciddiye almazlar. Nasıl ciddiye alabilirler İd? Bu insanlar zaten ruhsal olarak ölüdürler.

Tersine Hıristiyanlar ın Tanrının gazabından korkmak için bir sebepleri yoktur. Çünkü Tanrının lütfü aracılığıyla kurtuluşa kavuştuğumuzda, bir daha asla gazaba uğramayız. Ama Tanrının lütfunu hayatımıza almadıysak, günahlı doğamızdan dolayı hâlâ Tanrının gazabı altında kalmaya devam ederiz. Ama bunu değiştirebilme şansına sahibizdir.




İsim: *

Mail: *

12 + 3 = ? (İşleminin Sonucu)