Piri Reis’in Amerika haritaları

icerikWalters ve Malleıy’ye göre Piri Reis’in Amerika haritaları aslında şifreli haritalardır. Bunlarda göze çarpan karşıtlıklar bazı ayrıntıların eksiksiz oluşu, bazılannınsa gerçeğe uymayışı şifreli olmalarından ileri gelir. Öyle ki, şifre çözüldüğünde haritalar sanıldığından da kusursuz ve bütünüyle çağdaş coğrafi bilgilerimize uygun çıkmıştır.

Walters ve Mallery İkilisine göre Piri Reis’in Amerika haritalarında görülen Kuzey ve Güney kıyılan, dağların, vadilerin, tepelerin dizilişi şaşırtıcıdır; Antarktikte gösterilen dağ silsileleri değil Piri Reis zamanında 1952’den önce bile bilinmiyordu; yine Piri Reis’in üç ayn ada olarak gösterdiği Grönland Fransız PaulEmile Victor’un sonradan açıkladığı gibi aslında üç ayn ada üzerine dayanmaktadır.

Öyle görünüyor ki Piri Reis Olayı yeni başlamaktadır!

Zaman aşan bir görüntü
Atlantid’in tarihçileri
Eflatun’un payı
Yerbilimin görüşü

Tufan
Atlantid torunu
Pasifik Okyanusu’nun kayıp kıtası: Mu
Albay Churchward’ ın keşfi
Hiperbore ya da bilinmeyen gerçek
Hayal ya da gerçek

ÜÇYÜZ YILDAN BERİ Hierro (Kanarya Adaları) sakinleri denizde görülüp kaybolanSan Brandan adasının esrarıyla uğraşmaktadır. 18. yüzyılda adanın görülmesi sıklaşmışt ki, okyanusun dibinden geldiği sanılan bu kara parçasına varabilmek amacıyla, birkaç keşif kolu yola çıktı. Bunlardan hiç biri San Bnndan’a varamadı. Varamazlardı da, çünkü San Brandan, en son 26 Nisan 1967 günü ortaya çıkmış, binlerce kişinin izlediği yüzyıllardan beri tekrarlanan bir sera, belki de paralel bir dünyay lyansıtan bir görüntüdür. Esrar çözülmemiştir; serap düşüncesi de birçok yönden tartışma konusu olmuştur. Acaba San Brandan adası nedir? Bilinmiyor. Bir yoruma göre Atlantid kıtasının zamanı aşan bir görüntüsüdür.

GERÇEĞİN NEREDE başlayıp bittiğini bilmek, gerçekle hayali ayırmak oldukça zordur. Eskiler için uzay anlaşılmaz, erişilmez bir esrardı; bugün uzay bir çeşit kapı komşusu olma yolundadır. Çok eskiler için mitos bir gerçekti; bugün mitos yorumlara yol açan bir masaldır. Eskiler dünyanın yaradılışını dini inançlarla Yüce Tannlarm alul ermez, olağanüstü uğraşılarıyla açıklarlardu Bugün evrenin, dünyanın yaradılışı ortaya atılan bütün kuramlar, varsayımlara rağmen açıklanmamış bir esrardır. Birkaç yüzyıl önce yeryüzü esrarlarla dolu, bilinmeyen, ağır ağır keşfedilen bir yerdi. Çağdaş insan için yeryüzü, ilk bakışta artık hiçbir gizli yanı kalmamış bir gezegendir. Bir yüzyıl öncesine kadar bilim her şeyi açıkladığını sanmıştı; bugün bilim pek az şeyi açıkladığını kabul etmektedir. Eskiler kayıp ülkelere inanırlardı; bugün eski uygarlıklar araştırıldığı gibi, kayıp ülkeler de araştırılmaktadır. Dedelerimiz Homeros’u coşkulu, canlı, şiirsel bir serüven gibi okurlardı; bugün Ülises’in konakladığı, çoğu efsanevî gibi görünen yerler bulunmaktadır.

Yüzyıllardan beri kayıp ülke denince akla gelen ilk ad, Eflatun’un sözünü ettiği, Atlantid biliniyordu; Eflatun’dan sonra da Atlantid uzun süre unutuldu. Yüzyıllar sonra, Amerika’nın buluşuyla yeni bir ilgi belirdi. Acaba Eflatun, Cebelitarık boğazım aşan eski gemicilerin, belki Fenikelilerin anlattıklarına dayanarak, Atlantid adıyla Amerika’yı ya da Asor Adalarım mı söylemişti?

Tartışma uzun sürmedi, çünkü o çağda önemli olan kaybolan Atlantid deği, keşfedilen Amerika’ydı.




İsim: *

Mail: *

18 + 5 = ? (İşleminin Sonucu)