Pers Kralı Koreş

icerikPers Kralı Koreş’in krallığının birinci yılında RAB, Yeremya aracılığıyla bildirdiği sözü yerine getirmek amacıyla, Pers Kralı Koreş’i harekete geçirdi. Koreş yönetimi altındaki bütün halklara şu yazılı bildiriyi duyurdu:

PErs Kralı Koreş şöyle diyor: ‘Göklerin Tannsı RAB yeryüzünün bütün krallıklarını bana verdi. Beni Yahuda’daki Yeruşalim kentinde kendisi için bir tapınak yapmakla görevlendirdi. Aranızda O’nun halkından kim varsa oraya gitsin. Tannsı RAB onunla olsun!” (II. Tarihler36)

Kimse konuyu saptırmasın. Herşey apaçık ortada. Yeremya’nm dediği gibi 70 yıllık esarette bitmiş, beklenen kurtarıcı Mesih’te gelmiştir. Ama maalesef, bu gelen kurtarıcı Mesih, öyle Tevrat’ta yazılan Kral Davut soyundan biri değil. (Gelen Mesih’in kimliği üzerinde ayrıca duracağız) Hal böyle olunca bütün kehanetler boş oluyor. Durumu kurtarmak gerek. Yani öyle sürgünün 7 kat uzadığı falan yok. Daniel’in 70 hafta zaman dilimi ise yeni bir Mesih’in gelişiyle ilgilidir. Kehanetçiler zamanı uzatıp buna sarıldı. Bu durumda gözler Daniel’in Mesihi’ne çevrildi ve 70 yıl 7 kat uzadı ve 70 hafta da haftayıla döndürüldü. Ancak Daniel’in kehanetinde bir terslik daha var. Ancak Daniel, Mesih’in, Kudüs’ün kuruluş emrinden 7 hafta veya 49 yıl sonra geleceğini ve 62 hafta sonuna kadar Kudüs kurulup, Mesih’in öldürüleceğini yazar. İlgili bölümü tekrar okuyalım:

Şunu bil ve anla: Yeruşalim’i yeniden kurmak için buyruğun verilmesinden, meshedilmiş olan önderin gelişine dek yedi hafta geçecek. Altmış iki hafta içinde Yeruşalim yeniden sokaklarla, hendeklerle kurulacak. Ancak bu sıkıntılı zamanlarda olacak.

Bu altmış iki hafta sonunda meshedilmiş olan öldürülecek ve onu destekleyen olmayacak. Gelecek önderin halkı, kenti ve kutsal yeri yerle bir edecek. Sonu tufanla olacak: Savaş sona dek sürecek. Yıkımların da olacağı kararlaştırıldı. Daniel9)

Bu durumda Mesih 7+62=69 haftayıl yani, 69×7=483 yılsonunda öldürüleceği ortaya çıkar. Yani gelen Mesih 483 yıl yaşamış oluyor. Bir de unutulan 7069= 1 hafta, yani 7 yıl açık var. Çünkü Daniel Kehanetinde kutsalm mesh edilmesi 70 haftanın sonunda olacaktı. Burada 69. hafta sonunda öldürüldü. Ayrıca şu gerçeği de iyi bilelim. Incil’e göre Hz. İsa’nın doğumu hakkında iki tarih var ve bunların da sıfır olması mümkün değil. Matta İnciline göre M.Ö. 6, Luka’ya göre M.S. 6 yılında. Bu durumda 33 yaşında Kudüs’e girdiğinden, bu giriş tarihide M.S. 33 olması da mümkün değildir. Asıl gerçek de budur.

Daniel’in bir başka yorumu ise şöyle; Yahudi önder Ezra’nın Babil’den Kudüs’e dönüşü M.Ö.458 yılı ile Mesih’in M.S. 26 yılında vaftiz edilmesi, ortaya çıkışı olarak kabul edilmesi sonucu gecen yıl 483 eder. Burada ay yılı, güneş yılı ayırımı yapılmıyor. Bu da 69 hafta yıl yapıyor. Bu tarihten 7 yıl sonra Mesih çarmıhta öldürülüyor. Böylece 70 hafta tamamlanmış oluyor.34 Hiç olmazsa 70 haftanın hepsini hesaba katması açısından bu daha mantıklı görülmesine rağmen, yine Mesih’in 7 haftada gelecek olmasını izah edememektedir. Ayrıca Mesih 62 hafta sonunda öldürüleceğini de unutmayalım.

70 haftalık zaman dilimi tutturuluyor ama “En kutsalı meshetmek için 70 hafta saptanmıştır” kehanetinden, 70 hafta sonunda öldürüleceği anlamı çıkmaz. Premilenyumculara göre ise, 69 hafta sonunda Mesih öldürülünce son hafta hemen başlamıyor. Bu son hafta, yani 7 yıl, Mesih’in ikinci gelişiyle kiliseyi Türbülasyon öncesi göğe kaldırmasıyla başlayacak. Böylece 70 yıl tamamlanmış olacak. Bunun da çok zorlama yorum olduğu açık. İşte bu kehanetlerin durumu ortada. Bir sonuca varmak mümkün değil. Aslmda Daniel’deki kehanetlerden gerçekleşen bir şeyler var. Önce sıkıntıyla geçecek olan son bir haftanın detaylarını anlatan kısımları görelim:

Sonra kutsal bir varlığın konuştuğunu duydum. Başka kutsal bir varlık ona, “Bu görümde günlük sunuyla, yıkım getiren başkaldırıyla, kutsal yerin ve ordunun ayakaltında çiğnenmesiyle ilgili görümde olanlar ne zamana dek sürecek?” diye sordu.

Kutsal varlık bana, “2 300 akşam, sabah olacak, sonra kutsal yer yeniden düzene konulacak” dedi.” (Daniel8)

Günlük sununun kaldırılıp yıkıcı iğrenç şeyin konduğu zamandan başlayarak 1 290 gün geçecek.

Bekleyip 1 335 güne ulaşana ne mutlu!

“Sana gelince, ey Daniel, son gelinceye dek yoluna devam et. Rahatına kavuşacak ve günlerin sonunda ödülünü almak için uyanacaksın.” (Daniel12)

2300 gün yaklaşık 7 yıl eder. M.Ö. 169 yılında Seleucid İmparatorluğunun Kralı Antiochus Epiphanes Kudüs’ü kuşattı.

Önce barış yapmayı kabul etti. Fakat sonra barışı bozup şehri yakıp yıktı. Tapınağı yağmaladı ve üç buçuk yıl tapmakta ibadeti yasaklayıp, her gün domuz kurban ederek putperest tapmağına çevirdi. Böylece iğrenç şeyin tapmağa konması 12901335 gün ve toplam istilanın 2300 gün sürmesi gerçekleşmiş oldu. Hep Hıristiyan yorumculara yer verdik ancak bu kitap ve içindeki kehanetler Yahudiler için yazılmış. Asıl Yahudi din bilginlerine de yer vermek gerek. Zaten Yahudi din bilginleri göre Daniel7:13’teki “gökten gelen insanoğlu” Seleucid işgaline baş kaldıran Mesih lider Yahuda Makabi’dir. Yani net bir yere varmak mümkün değil. Tabi bu karmaşa kehanetçileri zora sokmaktadır. Bunların farkmda olacak ki C. Mandigal “İncil’in Vahiy Bölümü Yorumu” kitabının 17. sayfasında durumu kurtaracak bir yorum eklemiş:

“Dünyanın sonuyla ilgili peygamberlik sözlerinin en az bir ön gerçekleşmesi bir de son gerçekleşmesi vardır. Örneğin; Danierin ön bildirdiği ve İsa’nm tekrarladığı “yıkıcı iğrenç şey” ile ilgili söz hem Antiyukus Epifan zamanında, hem Titus zamanında tapmağın yıkılışında gerçekleşti, hem de son günlerde son bir kez daha olmasını bekliyoruz.”

Bu durumda son kez Deccal tarafından yıkılması için tapınak bir kez daha kurulması gerekecek. Şimdi bu kadar çok ihtimal varken kehaneti hangisine uyarlayalım.

Daha bitmedi devam edelim. Bu konu da bir de ABD’de 1840 yıllarında Adventist hareketi ve Evanjelik teolojiyi ilk oluşturanlardan W.Mfller’de, bu kehanetleri kendine göre yorumlayarak, Hz. İsa’nm geri dönüşü olarak 1844 yılım bulmuştu. W. Miller’in yukarıdaki 2300 gününü, 2300 yıl kabul ederek şu yorumu yapar; M.Ö.4577 haftaM.Ö.40862 haftaM.S.271 haftaM.S. 341810 yıl M.S.1844, W.Miller ise, Kudüs’ün kuruluş emrini M.Ö.457 yılım kabul ederek, 2300 yıl üzerine ekleyerek, M.S. 1844 yılım bulur. Bu iki tarihin araşma bir takım kabullerle 70 hafta yılı yerleştirir. M.S. 27’yi Hz. İsa’mn vaftiz ve görev başlangıcı olarak, M.S. 31 çarmıha gerilmesi,

1 hafta yani 7 yıl sonra, M.S.34 İsrail için özel lütuf zamanının sonu olarak tanımlar. Tabi bu kabuller Daniel Kehanetlerine tam uygun değil.35 Neresinden tutalım bilemiyoruz.

Birazda bu Daniel kitabı hakkında bilgi verelim. Tevrat’ta gelecekle ilgili rakamlar vererek kehanette bulunan tek bölüm Daniel bölümüdür. Daniel Babil’e sürgün edilen Yahudilerdendir. Yani Babil’de yaşamıştı ama Nebukadnessar’ın sarayında damşman gibi bir göreve yükselmiştir. Babil’i yıkan Pers Kralı Koreş zamanına kadar sarayda kaldı. Daniel kitabında diğer kitaplardan önemli bir farkı, Ne Yahuda, ne İsrail, ne Kudüs ve ne de Tapmağm kurulması üzerine ciddi bir özlem ve kehanet yoktur. Ayrıca Babil’in yıkılacağı ve Yahudileri esaretten kurtaran Pers Kralı Koreş’i öven de bir ifade görülmemektedir. En önemli ve üç kez tekrar edilen kehanet, uzak gelecekteki Mesih, yani Hz. İsa’nm dönemine uygun düşen kehanetler vardır. Bu kitap hakkında değerlendirme yapan bazı konunun uzmanı âlimler, bu kitabın M.Ö.6 yüzyılda yazıldığına da karşı çıkmaktadırlar. Çünkü kitaptaki kehanetlerin, M.Ö. 164 yüzyıl civarmda olan olayların daha doğru olması ve Daniel’in yaşadığı yıllar olan M.Ö.6 yüzyıla ait Babil istilası dönemindeki olaylarda birçok yanlışlıkların detaylarım ilerleyen sayfalarda göreceğiz, bu işin uzmanı kişilerce bu kitabın yazılış tarihinin M.Ö. 164 civarı olduğudur. Ayrıca, M.Ö. 180 civarında, Ben Sira tarafından oluşturulan Yahudi Kahramanları listesinde, Daniel adının yer almaması da, bu kitabın Daniel adına M.Ö 164’ten önce yazılmadığı kanaatim uyandırmaktadır. Ama Tevrat’ın, l.Maccabiler 2: 5960 kısmında M.Ö. 100 tarihinde yapılan listede Daniel ve üç arkadaşı yer almaktadır.36 Herhalde en doğrusu da bu olsa gerek. Yani Babil istilası döneminde Daniel isminde birinin yaşadığı konusunda şüpheler vardır. Bu durum belki Daniel kitabında Babil ve Pers Krallığı hakkında ciddi bir ifade bulunmamasını izah eder. Daniel Kitabı nasıl derlendiği konusu hakkında yorumları işin uzmanlarına bırakalım:

Daniel kitabının giriş kısmı Ibranice ile başlar; gelişme bölümünde Ahit Aramcası kullanılmıştır; ardmdan metnin sonuç bölümü tekrar İbranice’ye döner. Kitabın ilk altı konusundaki hikayeler üçüncü tekil şahıs tarafından anlatılırken bunu takip eden dört konu birinci tekil şahıs tarafından anlatılmaktadır. Kabul gören eleştirisel görüşe göre Daniel kitabı, MÖ 2.yy’da IV. Antiyokus Epifanes zamanında Makabiler döneminde anonim bir yazar tarafmdan yazılmıştır.

Böylece Aramca 2 ila 6. konular, diğer konuların aksine erken Helenistik dönemde, 7. konu ise sadece Antiokus döneminde yazılmıştır. Ölü Deniz parşömenleriyle aym olan İbranice 1 ve 8 ila 12. konunlar MÖ 2.yy’m sonlarında yazılmıştır.”

(http://tr.wikipedia.org/zuiki/Daniel_kitab %C4%B1)

Bu kitapta bulunan bir çok yanlış tarihi ve isimleri bir sonraki konuda göreceğiz. Bu durumda bu kitaptaki kehanetler ne derece doğrudur siz karar verin.

Bu ara Daniel 11. bölümde uzun uzun kuzeygüney (SuriyeMısır) savaşlarmdan bahsetmektedir. O kadar uzun ki, bu savaşlarda Kuzey kralları 4 kez, güney kralları 2 kez galip geliyor. Tabi bu krallıklar (kimse tabi) Suriye ve Mısır’da olduğundan her bir savaşta olan Güzel Ülke’ye (Yahuda) oluyor ve Kudüs iki kez istila ediliyor. Bu kehanet hakkında da elle tutulur bir tarihi olayla ilgi kurulamamıştır. Bu kehanetler gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca Tevrat’ın birçok bölümünde hep kuzeydeki düşmandan bahsedildiğinden, günümüzdeki yorumcular bu ülkenin İsrail’e karşı Araplarla işbirliği yapan SOVYET RUSYA olacağını iddia ettiler. Sovyet Rusya yıkılınca bu kehanette boş çıkmış oldu. Ayrıca bu kehanetlerin günümüzle hiç bir alakası olmadığından günümüzün savaş kışkırtıcı kahinlerinin sonu hep hüsran.

Bir önceki yazım: Rüyada kabak görmek




İsim: *

Mail: *

14 + 9 = ? (İşleminin Sonucu)