Nasıl Daha İyi Yaşayabilirsiniz?

Hergün Tanrı’nın bir armağınıdır bize. İşleriniz her zaman yolunda gitmeyebilir. Ama siz, acıların, güçlüklerin, engellerin bakış açmızı ve geleceğe yönelik tasarılarınızı yok etmelerine asla izin vermemelisiniz.

O çirkin kendine acıma cübbesini bir kez giyerseniz bir daha da kazanamazsınız. Hırçın yakınma sesi, başarılı olmak için gerekli her fırsatı korkutup kaçıracaktır. Bir daha böyle düşüncelere hiç kapılmayın. Daha iyi yollar hep vardır.

Hayat adil değildir belki de hiç olmayacak. Sizin’ daha çok çalışıp da başkalarının yediği dönemler olacaktır. Başkasından iki kat fazla çalıştığınız da olacaktır. Ondan daha çevik olduğunuzu bilip, yine de onun yarısı kadar çalışıyor olabilirsiniz.

Yaşamm bize kötü el verdiği çok zaman olmuştur.

Böyle bir eliniz olduğunda, bununla nasıl oynarsınız? Kazanacağınıza dair hiç bir güvence olmadığı halde oyuna devam edip bırakmaz mısınız. yoksa sorunlarınızın başkalarımn şanssızlıklarından daha korkunç olduğunu düşünüp sızlanır ve kendinize mi acırsınız? Zavallı!

Yirmi yü önce küçük sarı bir kartta yeşil kalemle yazılmış bir şiir aldım. Güney Carolina Anderson’da basılan Quate Magazine dergisinin yayımcısı VVilton Hail göndermişti. Bu şiirin yıllarca hayatımda önemli bir yeri olmuştu. Bu şüri yalmzca konuşmalarımda seyircilerimle paylaşmadım, kendimi iyi hissetmem için sürekli yammda taşıdım. Ne zaman işler tasarladığım gibi gitmese, o günüm kötü geçse, ya da başkalarına birazcık sinirlensem ,ya da azıcık kendime acısam, bu şiiri çıkarıp okurum. Soma tekrar yaşamımla barışır, bir süre duraksar, şükranla gökyüzüne karşı şöyle derim, ‘Teşekkür ederim.”

Evet arkanıza yaslamn ve kullanılmaktan eskimiş bu şiirin aslım size vereyim. Gerçek bir hazine. Bahse girerim, tıpkı benim gibi, sizde gelecekte ona dönüşler yapıp, arkadaşlarınızla paylaşacaksınız.

Tanrım yakındığım için Beni Affet!

Bugün otobüste, altın saçlı sevimli bir kız gördüm, imrendim ona. öylesine şendi ki. keşke sarışın olsaydım, onun gibi. Ama, birden, kalkınca, topalladığını gördüm; bir ayağı yoktu, koltuk değneği vardı. Yine de, giderken. gülümsedi! Ahh Tamım, affet beni yakındığımda. İki ayağım var çünkü. Dünya benim.

Şeker almak için durmuştum. Satıcı çocuk öylesine hoştu ki. Sohbet ettim onunla. Çok mutlu oldu. Geç kalıyordum ya, zararı yoktu. Ayrılırken, “Sağolun ne kadar incesiniz. Sizin gibi biriyle konuşmak ne büyük zevk. Görüyorsunuz ya” dedi, “Körüm.” Ahh Tanrım,

affet beni yakındığımda. İki gözüm var çünkü. Dünya benim.

Sonra, caddede yürürken bir çocuk gördüm, mavi gözlü. Öylece durmuş diğer çocukların oyununu izliyordu. Ne yapacağını bilmiyordu. Dedim ki, “Neden onlara katılmıyorsun, canım?” yanıt vermedi, uzaklara baktı yalnızca. Anladım ki sağırdı. Ahh Tanrım, affet beni yakındığımda, iki kulağım var çünkü. Dünya benim.

Ayaklarımla nereye istersem giderim, gözlerimle güneş batarken bıraktığı kızıllığı seyrederim. Kulaklarımla bilmek istediğim her şeyi duyarım. Ahh Tanrım, affet beni yakındığımda. Kutsanmışım ben gerçekten. Dünya benim.

Hergün Tanrı’nın bir armağınıdır bize. İşleriniz her zaman yolunda gitmeyebilir. Ama siz, acıların, güçlüklerin, engellerin bakış açmızı ve geleceğe yönelik tasarılarınızı yok etmelerine asla izin vermemelisiniz.

O çirkin kendine acıma cübbesini bir kez giyerseniz bir daha da kazanamazsmız. Hırçın yakmma sesi, başarılı olmak için gerekli her fırsatı korkutup kaçıracaktır. Bir daha böyle düşüncelere hiç kapılmayın. Daha iyi yollar hep vardır.

Daha İyi Yaşamak İçin YEDİNCİ KURAL_13.jpgDaha İyi Yaşamak İçin YEDİNCİ KURAL_17.jpgDaha İyi Yaşamak İçin YEDİNCİ KURAL_7.jpg




İsim: *

Mail: *

16 + 7 = ? (İşleminin Sonucu)