Mu kıtası

“HATIRASI HAFIZALARDAN silinen zamanlarda Büyük Okyanus’da, merkezi Ekvator’un güneyinde bulunan, çok geniş bir kıta yükseliyordu. Bu kıtanın adı Mu’ydu. Bugün deniz yüzünde bulunan kalıntılardan anlayabildiğimiz kadar, bu kıtanın yüzölçümü doğudan batıya 10.000 kilometre, kuzeyden güneye de yaklaşık olarak 5000 kilometreyi buluyordu. Tek ya da takım halinde olsun, bütün Pasifik Adalan 12.000 yıl önce bir afet sonucunda kaybolan Mu kıtasının parçalarıydı. Depremler ve volkanik olaylar kocaman bir uygarlığı yok ederken Büyük Okyanus’un sulan 60 milyon’a yakın nüfusu örtüverdiler. Paskalya Adası, Tahiti, Saunalar, Kuk Adaları, Tongalar, Marşa! takımadaları, Jilber, Karolina, Manan ne, Havai ve Markiz adalan Mu kıtasının kalıntılarıdır. Mu’nun varlığı Hint, Çin, Birmanya, Tibet ve Kamboç’un sayısız efsanelerinde; Yukatan, Orta Amerika, Okyanus Adalan ve Kuzey Amerika’da bulunan tarihöncesi kalıntılarda, ele geçen yazıtlarda, simgelerde; eski Yunan düşünürlerinin yazıianyla Mısır kaynaklarında açıklanır.

Bütün bu kaynaklar Mu kıtasının varolduğunu ve İnsanoğlunun, ikiyüzbin yıl önce, ilk defa orada göründüğünü belirtmektedir. Mu latası Kutsal Kitabın Cennet’inden başka bir şey değildir.”

İkinci bir Atlantid olayıyla karşılaşıyoruz; ama bu defa Atlas Okyanusu’nda değil de Büyük Okyanus ta yükselip 12.000 yıl önce kaybolan,, görkemli bir uygarlık kuran, kendinden sonraki bütün uygarlıktan doğuran ya da etkileyen, eğiten bir kıta.

Mu ile Atlantid arasında birçok benzer noktalar vardır Tarihöncesi dönemlerin, kayıp kıtaların uygarlıklarına tanınan olağanüstü özelliklerin benzeşmesi, Atlantid’de olduğu gibi, Mu’nun da tek bir bilinen kaynaktan çıkması gibi. Bütün bunlara rağmen oldukça önemli bir fark vardır. Atlantid kıtasını kabul eden jeoloji Mu hakkında, bir iki nokta dışında, hâl5 oldukça kuşkulu davranmakta.

Büyük Okyanusun Atlantid’i Mu, 19. yüzyılın sonlanna doğru Hindistan’da görevli Albay James Churcward tarafından keşfedilmiştir. Kendi anlatmasına göre elli yıl süreyle dünyayı dolaşan, her uğradığı yerde Mu’nun varlığını belirten kalıntılar, belgeler özellikle gizli belgeler bulan, yetmişine vannea keşfini “Kayıp Kıta Mu” (1926) ve “Mu’nun Çocuktan” (1931) kitaplanyla açıklayan Churchvvard, bütün direnmesine rağmen, çoğunluklya pek ciddiye alınmamıştır.

Atlantid’i kabul edip ona bir uygarlık payı tanıyan Albay Churchvvard, Orta Amerika’yı kanş kanş incelemiş
bir defasında kanatlı bir yılanın saldırısına da ugramıve çözülemeyen Naskal (Mayaların kendilerine ait gerçekleri açıkladıkları belgeleri yazılarını da okumuştur. Hindistan’da, Tibet’te en uzak ve tanınmayan manastırlarda araştırmalara sürdüren Albayı bir Hint bilgini eğitmiştir. Churchward, bir yerden sonra, bilimsel yoldan iyice ayrılıp tutkusuna kapılarak gizemçiliğe (occultisme) kaçar ve Mu kıtasını Lemurya ile iyice kanşhnr.




İsim: *

Mail: *

10 + 2 = ? (İşleminin Sonucu)