MERHAMET KAYNAĞI

astroloji-gezegenlerEski Antlaşma da sözü geçen merhamet anlayışı, Tanrının lütfunun ne kadar mükemmel olduğunu görmemiz için gözlerimizin açılmasını sağlar. Eski Antlaşma, Yeni Antlaşmaya bir temel olmuştur, Ibraniler de gördüğümüz lütuf tahtı temelini tapmağın En Kutsal Yerinde bulunan bir parçasından, Eski Antlaşma sandığından almaktadır. Sandık, seksen santimetre eni ve yüz otuz bir santimetre boyu ve yine seksen santimetre derinliği olan bir tahta kutuydu. Musa’nın taşlar üzerine yazılı olan yasalarını saklamak için kullanılırdı. Sandığın kapağı saf altındı ve kapağın üstünde yüzleri birbirine dönük iki melek kabartması vardı.

Sandık İsrail’in tapınmasında çok önemi bir yer tutuyordu, çünkü sembolik olarak Tanrının varlığı iki meleğin arasına iniyordu. Tanrı, meleklerin uzanan elleri arasında insanlarını gördüğünde Musa’ya verdiği yasaları, hiç kimsenin uymadığı yasaları hatırlardı. Bu nedenle sandık, insanların mükemmel olarak uygulayamadıkları için mahkûm oldukları yasaların karşılığındaki Tanrı yargısının merkezi olma görevini üstlenmişti.

En inanılmaz nokta şudur: Sandığın kapağı sadece Tanrı’nın yargısı olarak bilinmiyordu. Sandık aynı zamanda yılda bir kere merhamet konutu haline de geliyordu. Büyük Kefaret Günü nde önce başkâhin kendisinin ve diğerlerinin günahları için önce dışarıda bir kurban keser, daha sonra da kurbanın kanını içeri girerek merhamet sandığının kapağına serperdi, böylece kapak artık yargının simgesi olmaktan çıkardı. Tam tersine artık bir lütuf ve merhamet simgesi olur ve Tanrının, halkının günahlarını bağışladığını simgelerdi.
Ama bu sadece yılda bir defa olurdu! Sadece yılın bir gününde günahsız bir kuzunun kanının yardımıyla ve Tanrı, insanların kurbanını kabul ettiği için yargı tahtı lütuf tahtı haline gelirdi.

Yeni Antlaşma, Tanrının oğlunun kanının kusursuz bir kurban olarak, bir defa ve sonsuza dek geçerli olacak şekilde bizim günahlarımız için akıttığını söyler. Başkâhinimiz olan İsa’dan söz ederken İbraniler kitabı şöyle der: “Her kâhin her gün ayakta durup görevini yapar ve günahları asla ortadan kaldıramayan aynı kurbanları tekrar tekrar sunar. Oysa Mesih günahlar için sonsuza dek geçerli tek bir kurban sunduktan sonra Tanrı nın sağında oturdu.”12
Başka kâhinlerden farklı olarak İsa, kendi günahları için kurban sunmak zorunda değildi, çünkü O nun hiçbir günahı yoktu. İsa, kendi kanını akıtarak O na inanan tüm insanlar için yargı tahtını sonsuza dek geçerli olacak şekilde lütuf tahtına çevirmiş ve bu sayede yargı tahtı sonsuza dek değişmişti. O na inanan herkes için yargı tahtı artık lütuf tahtı olacaktı.



  1. orhan dedi ki:

    beklediğim insanın biran önce gelmesi ve beni anlamış şekilde gelmesi.


İsim: *

Mail: *

12 + 3 = ? (İşleminin Sonucu)