Kendini Sevmek

imagesSevgi dersini öğrenmenin anahtarı önce kendimizi koşulsuz olarak sevmeyi öğrenmekte yatar. Sevgi Evrensel Eneıji dediğimiz tüm enerjinin temel enerjisidir. Tüm enerji Sevgi temelinden yayılır ve hepimiz bu temel enerjiyi Sevgi duygusu olarak deneyimleriz. Duygular, Enerji Matriksleri ile üzerinde tüm yaşam deneyimlerinin taşındığı Enerji Tüpleri arasındaki birleştirici halkadır.

Bir kutupluluk alanında yaşadığımızdan, bizim bir kutbu anlamak için onun zıt kutbunu deneyimlememiz gerekir. Tüm duyguların en güçlüsü Sevgi’dir ve Sevgi’nin zıddı (ya da zıt kutbu) Korku’dur.

İşte bu yüzden Sevgi dersi üzerinde çalışanlar sık sık bir korku kısırdöngüsüne girerler. Bazıları korkuyu kendilerine bir dram şeklinde çekerler. Bunun bir örneği kendini genel olarak komplo teorilerine ve dramlara kaptıran bir kişi olabilir. Hâkimiyet yollarının neresinde bulunduklarına bağlı olarak, bu insanlar çoğunlukla herkese ve her şeye sevgi verir görünürler. Sorun şu ki, çoğu durumda, onların böyle yapma güdüsü yalnız kalma korkularından kaynaklanır.

Bu yaşam dersinin birçok veçhesi vardır, en başta geleni insanın kendisini sevme yeteneğini geliştirmesini içerir. İnsanların sevgiyi görüp deneyimlemeleri için, sevginin tam zıddım deneyimleyebilmeleri gerekir. Sevginin zıddı, orada hiç sevgi kalmadığında geriye kalan vakumdur. Bu vakum korku duygusu olarak deneyimlenir. Sevginin tüm enerjinin temeli olması gibi, aynı şekilde, korku da tüm yoksunluğun temelidir. Korku tüm olumsuz duyguların kökenidir. Ama üzerine ışık vurduğunda karanlığın yok olması gibi, aynı şekilde, korku da sevginin mevcudiyeti tarafından yenilebilir. Karanlık sadece ışığın yokluğudur. Korku sadece sevginin yokluğudur.

Sevgi’nin ilk ifadesi, ki o bu yaşam dersini öğrenmekte olanlar için en zor ifadedir, kendini sevmektir. Bunu bir adım daha ileri götürürsek, insan ancak kendisini sevdiği ölçüde bir başkasını sevebilir.

Tarih boyunca Tanrı adına ve güya Tanrı Sevgisi adma sayısız yazılmış, şarkılar söylenmiş ve savaşlar yapılmıştır. İronik olarak, eğer sevgi arayışımızı dışımıza değil içimize yöneltmeyi öğrenebilirsek, birbiriyle çelişen iki sözcükten oluşan “kutsal savaş” ibaresinin artık lügatimizde yer alamayacağını görürüz. Tanrı dışımızda değil, içimizdedir. İşte bu yüzden önce kendimizi sevmeyi öğrenmeliyiz. Yeni enerjide bulacağımız sevgi ifadesi bu basit gerçeğin direkt bir yansıması olacaktır.

İnsanların sevilmediklerini hissettiklerinden, bu yüzden kendilerini yalnız hissettiklerinden yakındıklarını kaç kere işittiniz? Onlar yaşamlarını paylaşabilecekleri birini bulmayı umarsızca isterler, ama sevgi sürekli onlardan kaçar görünür. Onların anlayamadıkları şey, aradıkları sevginin, kendileri olumsuz bir haldeyken bulunamayacağıdır. Onlar kendilerine bir başkası onları tamamlayıncaya dek bütün olamayacaklarını söyleyerek, kendilerini bir vakuma (boşluğa) yerleştirmektedirler. Ve bir vakuma hangi sevecen kişi çekilebilir?

Birçok kişi sevgiyi aradığını söyler, ama gerçekte kastettikleri şey kendilerini sevecek birini aradıklarıdır. Eğer onlar kendilerini sevecek bir partner aramak yerine, sevgi vermenin yollarını aramaya odaklansalardı, çok daha başarılı olabilirlerdi. Çünkü ancak sevgi verme yoluyla sevgi olma enerjisini oluşturabilir ve dolayısıyla sevgi alabiliriz. Yeni Dünya’nın daha yüksek titreşimlerinde daha fazla koşulsuz Sevgi deneyim lemeye başlayacağız. Geçmişte, ilişkilerimizin çoğu koşullu sevgiye dayanıyordu. Evlilik yeminlerimiz bile koşullu sevginin bir bildirimidir. Bu, koşullu sevgide bir yanlışlık olduğu anlamına gelmez. O ne iyidir ne de kötüdür. Sadece, tüm ilişkilerimize daha fazla koşulsuz sevgi kattıkça, bu ilişkilerin gelişip daha yüksek boyutlara çıkması daha kolay olacaktır.

Bir önceki yazım: DOKUZUNCU EVİ YÖNETEN VEYA YAY BURCU OLAN




İsim: *

Mail: *

14 + 7 = ? (İşleminin Sonucu)