Kendi Kendimize Sorduğumuz Sorular

icerikDaha fazla bütünlük içinde hareket ettiğini duruşlarla, mimiklerle, ses tonuyla, yüz ifadeleriyle vs deneyimleyen kişiye hissettirildiği ve gözlemleyen kişiye gösterildiği durumları ifade etmektedir.

Değiştirme işinin NLP’deki meta-sonucu, kişinin kimliğinin en derin mantıksal düzeylerinde bile denge, düzen ve bütünlüğün, ayrıca Connirae Andreas’ın “Özüne ulaşmış ruh hali” dediği ruhsal bütünleşmenin meydana gelmesidir.

Eğer hedef, “olmak” ya da “tamamlanmak” gibi bir şeyse, yaşam TOTE’sinde bir soru onu elde edip etmediğimizi kontrol etme yolu, ve bu yüzden de ona ulaşmak için gerekli araçları tanımlama yoludur.

Kısacası, sorular yalnızca neyin doğru olduğunu saptamamıza değil, arzuladığımız şeyleri elde etmemize ve istediklerimize ulaşmamıza da yardım ederler. Kendimizi gerçekleştirme ve tamamlama sürecinde geçirdiğimiz gelişme ve evrimin ayrılmaz parçalarıdır.

2. Soru Türleri

Sorular “kim?”, “ne?”, ve “nasıl?” gibi soru zamirleriyle, ya da “değil mi?”, “değil misin?” gibi ifadelerle veya olumlayıcı cümlelerde tonlama yaparak sorulabilir. “Bunu size belki de söyleyebilirim,” ve “Bunu size belki de söyleyebilirim?” cümlelerinde aynı sözcükler kullanılıyor olabilir, ama vurgu ve tonlamayla farklı anlamlar iletebilir.

Sorular, insanın dikkatini deneyimlere yöneltir. İnsanların kendi deneyimlerinin çeşitli unsurlarını gruplandırmasını ya da birbirinden ayırmasını sağlar; nedenleri, sonuçları, etkileri, araçları, za-

Eğer hedef, “olmak”ya da “tamamlanmak ” gibi bir şeyse, yaşam TOTE’sinde bir soru onu elde edip etmediğimizi kontrol etme yolu, ve bu yüzden de ona ulaşmak için gerekli araçları tanımlama yoludur.

İnsan çerçevesini, yeri ve olaya karışan insanları belirlemesini olanaklı kılar. Evet ya da hayır yanıtlarının verilmesine neden olan “kapalı” sorular, (yani “Bu senin şapkan mı?” gibi) genellikle “Burada bir şapka var, kime ait? Başka birine ait olabilir mi?” gibi başka ifade ya da soruların olmasını gerektirir. Böyle sorular bir kuşkuyu doğrular ya da bir kanıyı pekiştirir.

2.1 Soru Türleri Ve Yönleri

Neden? (Sebepler) Dünya neden yuvarlak?

Bu soruyu neden soruyorsun?

Bu kuyrukta neden bekliyorsun?

Ne? (Sonuçlar/etkiler) Ne isitiyorsun?

Akşam yemekte ne var?

Canını sıkan ne?

Eve nasıl gideceğiz?

Yumurta nasıl kaynatılır?

Kurabiyeleri kim çaldı?

Sen kim oluyorsun?

Hangi araba senin?

Hangi yoldan gidiliyor?

Nereye gidiyoruz?

Çoraplarım nerede?

Maç ne zaman başlıyor?

Defterimi ne zaman kaybettim?

Kapalı sorular (doğrulama soruları): Aç mısm? Oggiwalla’ya giden otobüs bu mu?

özetleyecek olursak, kendimize sorduğumuz sorular, gereksinimlerimizin karşılanması bakımından önemlidir. Sonuçları tanımlamakta nasıl başarılı olacağımızı, bu sonuçlara uygun araçlarla nasıl erişeceğimizi, engeller, fırsatlar ve yeni sonuçlar karşısında kendimizi nasıl esnek bir şekilde ayarlayacağımızı belirlerler.

Nasıl? (Süreç)

Kim? (Kişi)

Hangi? (Ayrımlar) NereM? (Yer)

Ne zaman? (Zaman)

3. İçsel Sorular: Bulgularım (Şimdilik)

3.1. Bilinçli ve Bilinçsiz Sorgulama

İnsanların kendilerine sorduklan sorular bazen bilinç düzeyindedir; bunları size hemen sorabilirler. Bazen sorular kişinin bilinci dışmdadır; kolayca dillendirilemezler. Bu, sık sık sorulan bazı sorular için özellikle geçerlidir. Çoğu zaman soruyu soracakmış gibi olurlar, ancak çoğu zaman soru bir duygu olmaktan öteye geçmez. Bu tür durumlarda ne sorulacağını bulmak için geriye dönmek gerekebilir.

Böyle sorular, kişinin “soracakmış gibi olduğu”, “gerçek sorulardır”.

3.2. Sorulan içsel soruların sayısı insandan insana göre değişir.

Bazı insanların beyni içsel sorularla dolup taşarken, bazıları ise sadece bir kaç tanesi ile yetinir.

3. 3 Sorular genellikle benzer biçimlerde şekillenir.

Kişi temelde “nasıl” veya “ne” sorulan sorar. Bunlar, kişinin nasıl hareket ettiğini gösteren ö-nemli kalıplara karşılık gelir. Örneğin; “ne” soruları genellikle hedef temellidir; “nasıl” soruları ise, yöntem temelli. Bunlar, kişinin genel dikkatini sonuca mı yoksa oraya nasıl varılacağına mı yönelttiğini gösterir.

3. 4 İnsanlar genellikle tekrar tekrar kullandıkları anahtar bir soru sorarlar.

Bu tür sorular, hayatlarındaki büyük kahplara güçlü bir biçimde bağlıdır. Bu anahtar sorular, genellikle “gerçekten” sorulsalar bile, konunun teme-

Bazen sorular kişinin bilinci dışmdadır; kolayca dillendirilemezler. Bu, sık sık sorulan bazı sorular için özellikle geçerlidir. Çoğu zaman soruyu soracakmış gibi olurlar, ancak çoğu zaman soru bir duygu olmaktan öteye geçmez.

Örneğin; sık sık şöyle sorduğumu farkettim: “Bunlar birbirine nasıl uyuyor?”

Ve bu aklıma geldiğinde, sadece entelektüel yaşamımda değil, hayatımın diğer alanlarmda da tekrar eden bir kalıp olduğunu gördüm.

line yönelen “gerçek soru” olmayabilir, ama bazen önemlidirler ve genellikle basit bir şekilde sorulabilirler. Örneğin; sık sık şöyle sorduğumu farkettim: “Bunlar birbirine nasıl uyuyor?” Ve bu aklıma geldiğinde, sadece entelektüel yaşamımda değil, hayatımın diğer alanlarında da tekrar eden bir kalıp olduğunu gördüm. Ve beni tanıyan insanlar, bunu benim bir parçam olarak görmektedirler. Yine de, gerçek sorumdan oldukça farklıdır (“İstediğim şey bu mu?”).

3. 5 Farklı soruların farklı etkileri vardır.

İçsel sorular, farklı mantık seviyelerine, bakış açılarına, metaprog-ramlara ve temsil sistemlerine yönelirler. Kişinin bir seviyeden, bakış açısından ya da temsil sisteminden diğerine geçmesini sağlayabilirler. İçsel sorular meta-model kalıpları oluşturur ve stratejiler belirleyebilirler.




İsim: *

Mail: *

13 + 7 = ? (İşleminin Sonucu)