Kaçma Hissi

hTatminsizliğimiz coğrafî olarak sürekli bir hareket gerektirmese de, bizi sürekli bir arayışa, en azından içsel bir hareketlilik ve arayışa sürükler. Tatmin olma arzusu, bulunduğumuz yerde asla tatmin olamayacağımız inancıyla beslenen içsel bir huzursuzluğa neden olur. Her zaman bir sonraki köşeyi döndüğümüzde arayışlarımızın sonucunda istediğimiz karşılığı bulacağımıza inanır ve bir gün oraya, arzu ettiğimizi bulacağımız yere ulaşmayı umarız. En azından bunu ümit ederiz ve beklediğimiz şey budur.

Kutsal Kitap m ilk bölümünde, insanın sahip olduğu huzursuzluğun ilk belirtisi Adem ve Havva’nın Tanrıya karşı günah işlediklerinde görülür. İtaatsizliklerinden sonra hissetmiş oldukları utanç, yaşamlarına rahatsızlık, huzursuzluk ve bir düzensizlik getirmiştir. Tanrı, onları Aden Bahçesi nden kovduğunda artık bu özellikler sadece bir his olmaktan çıkıp Adem ve Havva için karakter özellikleri haline gelmiştir. O andan itibaren cennetin dışında bir yerde yeni bir düzen kurmaları gerekmiştir. Bahçe nin yakınında bir yerde kalıp, yaşamlarına burada devam etmiş olsalar da, Tanrıyla daha önce sahip oldukları yakınlığı kaybetmiş olmanın getirdiği duyguları hissetmeye devam etmişlerdir.

Günahları, Adem ve Havva’yla Yaratıcıları nın arasına bir mesafe koymuştur.

Eski Antlaşmayı okumaya devam edersek, Adem ve Havva’dan sonra gelen insanların da Tanrıyla insanlık arasındaki bu mesafenin giderek daha büyümesine neden olduklarım görürüz. Adem ve Havva’dan yetişen insan soyu Tanrının isteklerine göre yaşamayı reddetmiş, isyan içinde şehirler inşa etmiş hatta Tanrı nın kurallarına ve egemenliğine karşı bir medeniyet oluşturmuşlardır. Canlarının özlediği tatmini Tanrıdan başka şeylerde bulmaya çalışmış ve bunun sonucunda da göreceğimiz gibi trajik sonuçlara katlanmak zorunda kalmışlardır.

Âdem bunları düşünüp dururken, Havva, yeniden acıyla Âdem’in koluna yapışmıştı ve bu da dalmış olduğu düşünce aleminden çıkmasına neden oldu.

“Üzgünüm diye fısıldadı Âdem. Karısının çekmekte olduğu acı için üzgündü ama asıl olarak bu acının sebebi olan günahlarından dolayı üzgündü. Keşke Rabbe itaat fetmiş olsalardı.

Birden Tanrı nın onları bahçeden kovduğu günü hatırladı. Rab bu çifti lanetlemişti, Adem yüzünden toprak lanetlenmişti ve Âdem artık yaşamı boyunca emek vermeden yiyecek bulamayacaktı.’ Ellerindeki nasırlar Âdem’in o günden sonra ne kadar sıla çalıştığının bir kanıtı gibiydi.




İsim: *

Mail: *

12 + 4 = ? (İşleminin Sonucu)