Kabala, İlluminati ve Armagedon

icerik Kabala, Yenidunya düzeni ve Armagedon Kabala sözcüsünün anlamı sozlu gelenek-tir. Yahudi inanç dünyasının ta-jjv-vufu, mistik ve batini (ezoterik) koludur. Eski çağlardan gelen Pagan kökenli bir öğretidir. Yahudi Tevrat kaynaklı olmasına rağmen, Hennetizm, Pisagorcu Orfik, Ncoplato-nian ve Panteizm gibi ilk çag Pagan Mısır, Babil Yunan kökenli bilgileri de içerir. Sezgiye dayalı bilgi edinme metotlarıyla (Aydınlanma yoluyla) inisiye olunarak. Tanrısal bilgiye ulaşmayı esas kabul eder. Tarihsel bir gelişme ile Yahudilik ve Tevratla sistematize olan bu pagan gelenek, daha sonra Hıristiyanlığı da Kabalarun gelişmesinde Yahudilerin Babil sürgünü esnasında doğu öğretilerinin de katkıları çok ol-muştur Kabala nın yazıya dökülmesi ancak Yahudi ikind mabetın yıkılışından sonra (MS.70), Rabbi Schimeon Ben Jochalnin oğlu Rabbi Elezar ile Rabbi Abba tarafından, Rab-bl Schimeonun yazmalan derlenerek, sonunda Ispanyada Kabaltzmin İhtişam Kitabı ya da Işığın Kitabı Zohar ortaya çıkmış oldu. Kabalarun temeli daha çok Hz. Musa’ya Tann tarafından aktarılan Tevratın (ilk be kitap) “yazılı olmayan la özünü kapsamasına rağmen Yahudilikten farkı; Yahudiliğin temd ilkesinin Musanın yaıalanna uymak olmasına karşılık Kabalarun Tann Ue İnsan arasında doğrudan bir bağ kurmaya çalışan ezoterik bir istem olmasıdır. Kabala belki de çok sert ve katı tutumlan olan Yahudi Tann anlayışına ve Yahudi din anlayışındaki eksiklikleri giderme ihtiyacından kaynaklanmış olabilir.

Tevratın aslı dan ilk bej kitapta, dinin aslı olan, açıkça bir Şeytan anlayışı, ölümden sonra diriliş, hesap günü, cennet ve cehennem anlayışı yoktur. Kabala anlayışında Tann anlayışı panteisttir. Her bir varlık Tannnın eseri olduğundan, O’nun bir parçasıdır ve Tanndan ayrı düşünülmez. Yani Tann birdir ama kâinattaki her şeyi kapsar. Dolayısıyla her şeyde Tannyı görmek esastır. Yuhanna İndlindt Hz. Isa’nın Beni gören Bahayı görmüştür. Ben ve Baba biriz demesiyle. Hallacı Mansurun Enel Hak” demesinin bir farkı yoktur ve bu Panteist anlayıştan kaynaklanır. Ayn görtlnen her şey bir bütündür, bottln varlıklarda Oz aynıdır. Ese olan bir olmak, bire ulaşmak, her şeyi bir görmektir. Benliği aşmak vc FENA FÎLLAHa ulaşarak birde yok olmak. Boran bu Öğretiler, bir noktadan sonra dikkat edilmezse TEVHİD! zedelemektedir. Gerçi Kabalada anlatılan Tann tek ve Tevratta ismi geçen değildir. Ne Tevrattaki Hohimdir, ne de Yahvedir. Kabalacıların Tanrısı. SONSUZ IŞIK (AIN SOPH) Tanrısı olduğu belirtilir ve bir de dişi Tann vardır. Dişi Tannrun adı SHEKİNAH olarak bilinir. Tevratta ismi geçen iki Tann ismi ELOHÎM re YAHVE. asıl Tann AIN SOPHun İd feflfoini-dür.

Buraya dikkat edilirse Hıristiyanlıktaki teslis anlayışının temeli fark edilir. Samimi Musa dininde olan Yahudiler de bu gerçekler üzerinde iyi düşünmeli, Tannyla bir olmak, yani Fena Fillah’a ulaşmak sıradan bir insanın işi değil. Bu bir sırdır, Tannyı herkes anlayamaz, “insanı Kamil olmak gerek. Bir tarikatta, bir İnsanı kimli yanında eğitilmek gerek. Bu anlayış İslam Tasawufu dâhil her dine sızdırılmıştır. İslam Ta sawuhındald Vahdeti Vucud Anlayışının temdi Kabalaıkay-naklıdır. Kabala’nın önemli gelişimi ve eserlerinin yazılması Endülüs İspanyasıdır. İslam dünyasında Vahdeti Vöcud anlayışının kumrusu, Onlfl İslam Mutasavrofu Muhiddm Arabide (1165-12)9) Endülüste yaşamıştır. Kabala ortaçağda Hıristiyan ve İslam mistisizmine derinden sızmıştır. Özellikte etkilemiştir demeyip, sızmıştır ifadesini kullanmamızın çok önemli bir anlamı vardır. Çünkü Kabalacı anlayışta diğer inançlara girip, kendine benzetme önemli bir taktiktir. Bu anlayıştaki birçok Kabalacı Yahudi, Hıristiyan ve İslam Dinine sızmıştır. Hıristiyanlıktaki nümeroloji ve İslamdaki ebced hesaplamalarıyla, kelimelerin sayı değerleriyle olaylar arasında bağıntı kurmak, yine Kabala’daki Gematria kökenlidir. Bütün bunlann devamı çeşitli gizli İlimler ve büyü (İlmi dfr) hop Kabataya dayanır.

Tabi bu hareket bu kadar etkin olursa bu İşe Allahın karışmaması ve bazı uyanlar yapmaması düşünülemez. Babil hakkında ve özettiHe kendileri için iyi bîr büyücü üstat san-d ıklan Hz. Süleyman hakkında yapılan ikazı Kabalacıların iyi okumasını tavsiye ederiz:

102-fYthuMrr Allahın kitabım bırakarak siv yapmaya başladdar ve) Süleymanın hükümranlığı fedfanda onlar. feytoianıı uydurup ıdykdUerim tabi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kafir olmadı. Lakm şeytanlar kafir oldular. Çünkü ntMnUr sAh (T Babilde Hana Oe M-rut iamh ü miefr rndmUni Öğretiyorlardı. ~ (Bakara-1) Yahudi Mistizmıne göre. Tevratın herkesin anlayabileceği, bir açık anlamı vardır, bir de Adam Kadmon-İnsara Kamil seçkinlerin anlayacağı gidi bir anlamı. Kuran için de benzer eyler söylenir. Bütün bunlann niye söyledik, konuyla ne •lakası var. Şimdi asd konuya girmek için önce bir kapı aralamak gerekiyordu. Tamam Kabalada eski gizemli pagan İnançlar ve yukarıdaki Tann- ışık-ovrcn-lnsan anlayışı var ama bunlar buz dağının görünen ve bizi yanıltan kısmıdır. Mistik yoga gibi şuadan insana ve ontul sosyeteye sunulan kısmı. Geldim işin asıl özüne. Bazı Kabalacılara göre atlında Tevrattan önce, daha insan yaratılmadan Kabala vardı. Melekler Adem cennette yaratıldığında ona Kabalayı öğretil. Kabalada en önemli bilgi yasam ağacıdır. Adem den diğer peygamberler nakledildi. Hz. İbrahim bu aırları Mısırda biraz açtı ve bUyUk bir medeniyet ortaya çıktı. Bu sırlan Mısır’da öğrenen Hz. Musa sonunda bunlan Tevrat’a şifreledi. Hz. Süleyman özellikle bu sırlan çözdüğü için cinlere hükmetti, hayvanların dilinden anladı vs. işte Tevrattaki bu sırlar ancak Kabala’yla çözülebilir. Kabala bu sırların bir anahtarıdır.

Tabi bu sırları ancak üstat kişiler çözebilir. Bu sular Âdeme, yani İnsana, iyiyi kötüyü bilme ve Tann gibi olmanın sırlarını da kapsıyordu. Yasak meyve ve yaşam ağacı aydınlanmanın, Tann gibi ölümsüz olmanın bilgisiydi. Peki, şimdi de insana Cennette verilen bilgiyi ve Tann gibi ölümsüzlük sağlayan hayat ağacım hangi meleğin verdiğini Kurandan okuyalım:

~120-Ama şeytan tm tvnvsr verip: Ey Ademi Sana tam-suzluk ağamı ve (Ütmem olmayan bir saltanatı göstereyim an? dedi ~ (Taha-20)

Eğer ölümsüzlük bilgisini veren melek. Kuranda yukanda tanımlanansa durum son derece karışık. Gerçi Kuran-Araf-2irde şeytan insan, melek olma ve cennette ebedi kalma vaadiyle kandırdığı belirtilir Yasak meyveden yeme ve Tanrı gibi olma ise Tevratm iddiasıdır vc inşam kandıran yılanda-. Tevratın Yaratohş-Z 3 bölümlerinde, hayal ağacının meyvesinden yeme ve Tann gibi olma obyı. Tann kendi ağzıyla da doğrulamaktadır (YaratıIış-3:22). Gelelim işin can aho noktasına; Yılan ve Şeytan ı bir kabul edip işi bunlan kutsamaya kadar götüren Kabalacı grupların varlığı görülmektedir. Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın kaynaklarını oku-. yan S? “hibi bir insan bu mücadelenin nelere vardığını görebilir. Bunun farlunda olan Ortodoks Yahudilik bu tür gelişmelere direnmekledir. Ancak Luflcerin ışığı ile aydınlanmış çocukları da (llluminati) boş durmamaktadır.

Yahudi Dininddd mistik eksiklikleri giderme amacıyla Kabalanın kullanılması bir ölçllde haklı görülebilinîr. Ama Kabala anlayışı Yahudilik içinde Çarklı bir din haline dönüşmüş Tevrattaki birçok anlayış aslından saptınlmıştır. Birikti gizli emelleri için kendine yakın bulduğu şeylerle, kendileri için engel gördükleri başka şeyleri tasfiye etmeye çalışmaktadır. Bililerinin saf tevhid v vahiy anlayışını bozacak bir şekilde; Yeni Dünya Dözeninîn yeni Pagan Dini için Kabalayı kullanmasına dikkat edilmelidir. Geçmişte Tapmak Şövalyeleri, günümüzde ise UUiııunati v Masonluk Kabalayı, mistik Yahudi tarikattan dışında kullanan gizemli topluluklardır Günümüzde oluşturulan Siyonizm de işe yeni bir boyut daha kazandırmıştır. Bu gizemli topluluklar için de özellikle Kudüs ve Süleyman Mabedi.çok önemlidir. Tapmak rnttm Hiram Abif bunlar için bir idoldür.

Tapınak Şövalyeleri Haçlı seferleri ile de geçen Kudüsteki Mabedte aradıklarını bulan insanlar tarafından kurulmuştur ve Hıristiyanlıkla bir ilgisi olmayan gizemli bir gruptur. Her türlü dini sınırlamalardan uzak Kabalan anlayış, bunlann emelleri için uygun mesajlar sunmaktadır. Dilimize de tercüme edikn Vicomte leon de Ponrinsin Koridor Yayınlan arasında çıkan Vatikan Karşısında Farmasonluk isimli eserinde ünlü Masonların yazılarından yaptığı alıntılarda işin nerelere kadar vardığını gordim;

Ortaçagda, eski batıl inançlar Avnıpaya girdi. Yahudi Kabalistleri, bu tür şeyleri yaymakta öncelikli .ıjanlar oldular. Modem Masonluk ise bu pagan dininin sürdürülmesini sağlayan önemli bir etkendir. (Say:168)Bir üstat Mason, artık sıradan bir insan değildir; ilahi kimlik kazanmış bir adamdır. Tanrı insana dönüşmüş, insan da ilahi kimlik kazanmıştır. (Say:169)Size, Yüce Ekselansları, şunu söylüyoruz kı 32,31. ve 30. derecelerden kardeşlerimize şunlan tekrarlayınız: Yüksek dereceden Masonluk inlstyeleri akın bkzler, hepimiz,

Lucifer doktrininin saflığını korumalıyız. Eğer Lucifcr (Şeytan), Tam olmasaydı. Hıristiyanların Tanrısı, yaptıkları za-lîmligi. hainliği ve insana karşı nefreti yansıtan, barbarlığıyla bilimi aşağılayan Adooay ve rahipleri Cmı karalamaya çalıklar mıydı? Evet Lucifcr, Taraıdır ve ne yazık ki Adonay da Tanndır. Dinsel felsefe tOm saflığı ve gerçekliğiyle. Luci-ferveAdonaym eşit olduğunu vurgular. (Say:6)

Kudüsteki tapmak yıkıldığı için ınfa edilmesi gereken o tapmak. dünya üzerindeki tüm masonların tek düşünce altında birleştiren bir arattır. Saçma sapan savaşların. ırk ve smıf ayırımının, toplum dışına itilmelerin yaşanmayacağı, insan ırkının kökenindeki teklik tanıyacağı yeni bir sosyal düzenin başlayacağı yerdir. Her inisiyenin kendini atlamaya ve taşlan döşemek için Ünden geleni yapmaya yemin ettiği, asırlardır süren gizli bir iştir bu(Say:108) Bizi İyi ve kötüyü bilme ağacının meyvesini yememiz için kandıran kötücül yılan, belli bir güdüyü simgeler. Bu gizli teşvik, bütün gelişimin ve gerek insanları v gerekse gruplan içine alan fetihlerin, keşiflerin, Kadarın başlangıcıdır.

Ne ilginçtir ki yüzyıllardır tek Tann anlayışım sürdüren Yahudiler arasında Şeytan sinsi bir şekilde gizlice kendini asıl Tann seviyesine yükseltebilmiş. Mim insanlığa saptıracak ve hükmedecek hedefte bir hayli ilerlemiş. Gerçek Anti-OıiristDeccal anlayışı bu olsa gerek. Bakın ünlü Yahudi yazar Kudüs Üniversitesi profesörü Israel Shahak Türkçeye de tercüme edilen Yahudi Tarihi- Yahudi Dîni isimli eserinin 65-72 Şayialarında bu konular hakkında neler yazmaktadır.

Tek tanrıcı anlayışın çürüyüşü (Yahudilikte). XII. yüzyıl ile XIII. Yüzyıllarda gelişen Yahudi Mistisizmi (Kabala) aracılığı ile başlamış ve XVI. yuzyıl’ın -tonlarına kadar tüm Yahudi toplumlaruu kuşatacak şekilde mutlak zaferini kazanmıştır. Kabala ya göre, evren tek bir tannran değil değişik karakter ve etkilere sahip birkaç tannnın yönetimindedir. Asıl Taıv ndan ilk olarak Bilgelik ya da Baha olarak isimlendirilen erkek bir tanrı, daha sonra da Bilgi ya da Anne diye isimlendirilen bu (amca doğar. Bu ikisinin evliliğinden de. bîr çift gmc lann doğar Erkek olan Kutsanmış Kişi olarak isönkndinllrkea onun kız kardeşi ise Kutsanmış Kadın ya da -Allahın Shekhinah veya kraliçe gibi isimlerle nitdenduılmışti OnraMJe. bu Kabbılistik M hakkında ne sövlenin söylensin. onun kesinlikle tek Unnlı (Monote-ot) oldu#, söylenemez, o aman Hinduizm in ya da geç dö-nem Grvko-Romen dınımn veya anaok Mısır dinlerinin de tek unnlı olduğunu kabul etmeye hazır olmak gerek Yazar kitabının bu satulannda. Kabala mananda bu iki kardeş tanrının bubırlennden. şeytanın kandırmasıyla ayn düştüğü ve şeytanla yattıkları, cinsel birleşmeleri için Yahudilerin ibadetleriyle bu birleşmeye yardımcı olmalan anlatmaktadır. Bu ış için şeytana da dua ettikleri anlatılmaktadır Şimdi de İnalız yazar Nesta H Wefcrttv Anciert Secret Tradibon (Antik Gizli Gelenek) adlı makalesinde. Kabala hakkında yazdıklarını okuyaIım;BuyucUlnX. bildiğimiz kadarıyla. Filistinin İsrailoğullan tarafından işgal edilmesinden önce, Kenanlılar tarafından uygulanıyordu Mısır. Hindistan ve Yunanistan da kendi kahinlerine ve büyücülerine sahipli. Tevratta büyücülük aleyhinde yapılmış lanetlemele-rc karşı. Yahudiler, bu uyarılan göz ardı ederek, bu öğretiye kendilerini bulaştırdılar ve sahip oldukları kutsal gelene#, diğer ırklardan aldıkları büyüse! düşüncelerle karıştırdılar. Dolayısıyla, Kabala karşıtlarının. Kabalanın saf bir Yahudi kökenden gelmediği şeklindeki itirazlannın haklı temeli vardır.

Gerçi bu gruplardan farklı düşünen Kabalacı gruplarda vardır. Gerçekte maddi hırslardan uzak olmaya çalışarak, nefsinin kulu olmaktan kurtulup, samimi bir şekilde Allahı arayan bir düşüncenin insanlığa bir zararı olnııın. Bu tür anlayışla ilgili EK-lde Kabala hakkında İlginç bir söyleşi göreceksiniz. Sorun, bütün uğraşıları hayal ağacının meyvelerinden yararlanıp, Tann gibi olma, böylece dünyaya ve insanlığa hükmetme hırsında olanlarda. Yani nasıl dinleri kendi amaçları cin saptıranlar vareıı, burada da ayni sorun daha faciasıyla bulunmakta. Şeytani düşüncenin amacı, her şeyi kendi çıkarları için dejenere etmektir. Şeytani düşanconin amacı, her şeyi kendi çıkarları için dejenere etmektir. Bu konuda Gizil örgütler1 kitabında bu konuda yazılanları okuynlım:

Aslında İki farklı Kabala geleneği olduğundan bahsedilir. İyi olan Kabala Tevratın ilk beş kitabım yorumlayan tasawuf! yorumlardı. Daha sonra bazı hahamların elinde çeşitli yorumlar eklenerek aslından saptırıldı. Bu gruplardan biri Hcmesçl Altın şafak topluluğu adındaki örgüt, kabala felsefesini temel alarak, sefirot ile antik Yunan ve Mısır efsanelerini karıştırarak çorba haline getirip üzerine Hindu ve Budist teorilerinden biraz serpeleyerek ortaya çıkan yemeği Mason ve Roeenkreuzculardan ödünç aldığı tabaklarda sunuyor-du.ri

Bu gruplarda benzet-benzeme prensibi vardır demiştik. Böylece birçok ülkelerde yaşadıkları toplumun dinine rahatlıkla girerler. Hz. İsa döneminde zalim Romayı Hıristiyanlıkla dize getirmişlerdir. Bunu Yahudi yazar Marcus EU Ravage. Century dergisinin Ocak-Şubat 1928 sayısındaki iki makalesinde itiraf eder. Bu yazara göre Hıristiyanlık kasıth olarak Roma toplum anlayışına uydurularak. Romalılar tarafından kolayca kabul görecek hale döndürülerek, hem Hz. İsanın öğretilerinden kurtuldular, hem de Roma etkisizleştirilmiş oldu. Zaten Pavtusun yaşamına bakarsak, başta İsaya düşman. Hz. İsanm ölümünden sonra birden İsayı gördüm. Bana vahiyler gönderiyor diyerek. Hz. İsanm öğretilerine teıs, Romalıların öğretilerine yakın bir anlayışta din sunuyor. Bu yüzden Hz. İsanın gerçek havarileriyle çatışmaya giriyor. Böylece Tevratın aslım bozan Yahudiler ve özellikle Kabalacılar, Hz. Isanın doğru öğretilerini de, aynen Tevratta olduğu gibi, yine aslından saptırmışlardır. Yani bir taşta iki kuşu vurmuş oluyor. Zaten Pavlusun mektupları baştan aşağı batmı-ezotenk yorumlardan oluşur. Teslis ise tam bir Kabalan tann anlayışıdır. Kurtarıcı Mesih anlayışının temeli de yine Kabaladır. Ayni yazar Yuhanna’mn Vahyi içinde yine Kabalistik anlayışla Romanın yıkılışını anlatarak, Yahudilcre ümit verdiğini yazmaktadır. Incilin bu son bölümü günümüzde Mesihin gelişi ve Armagedon Savaşı kehanetlerinin temelini oluşturur.

Bu anlayıştaki bir kısım Kabalacılar ortaçağda Tapınak Şövalyeleriyle, daha sonra Masonluk olarak tekrar örgütlenmişlerdir. Aynca 17. yüzyılda Martin Lutherle Hıristiyan dinine sızıldığını ve böylece Protestan hareketinin başlatıldığı görülür. Protestanlıkla önceleri samimi duygularla başlayan Kutsal Kitaba dönüş hareketi daha sonra yön değiştirerek, sonunda Evanjelizm’le tam bir Yahudileştirme hareketine dönüşmüştür. Protestan önderleri iyice irdelenirse çoğunun gili Yahudi olduğu görülecektir. Martin Lutherin hocası Reuchlin tam bir Hıristiyan Kabalacıyıydı. Kabalacılar için Martin Luther Mesih’in yolu açan adam olarak tanımlanır. Protestanlıkla öncelikle, Yahudileşmenin ve Kapitalizmin önünde büyük engel olan Katolik Papa otoritesi tamamen yıkıldı. Şimdi sıra Hıristiyanlığın tamamen yok edilmesinde. Gerçi Papalığın tarihteki uygulamalarının savunulacak bir tarafı yok ve Hıristiyanlığın bu tasfiyeye dayanacak sağlam temelleri de, daha Pavlus döneminde yok edilmişti Bu insanlar istedikleri bir gün, Hz. İsanın gerçek bir insan olduğu tüm dünyaya kabul ettirecek delillere sahip. Günü gelince İsrail’den bu deliller tüm dünyaya sunulacak. Bunun kilisede farkındadır sanırım. 1995 yılına kadar İsraili tanımayan Vatikan, 1995 yılında bu delilleri tanımaya mecbur bırakıldı,n Samimi Hıristiyanlar için son derece önemli bir gerçek daha var o da şudur; İncil veya Tevratın aslı nerede. Hz. İsa döneminden, şimdiki Siyonizme dönmüş Yahudilik, daha fazla hak yolda mıdır? Hz. İsanın tenkit ettiği Yahudilik, şimdi daha doğru bir Tevrat anlayışına mı sahip? Bu geri dönüş Hz. İsanm tenkit ettiği yanlışlara tekrar dönmek değil midir? Böylece Yahudiler Hıristiyanlığı, Yahudiliğin içinde asimile dm. kendilerine muhalefetten tamamen kurtulma olmuyorlar nu? Buda iyi düşünülmelidir. Kozmik Kitapçılık yayınlan taralında yayınlanmış I ve Mistik Kabala isimli eserde Hz. lunın Kabalacı bir haham olduğundan bahsedilir. Bu eterin 2(6. sayfasından okuyalım:

Bir önceki yazım: Rüyada kabak görmek




İsim: *

Mail: *

12 + 2 = ? (İşleminin Sonucu)