İKİNCİ BAHÇE

hTanrı, Aden Bahçesi nde işlenmiş olan günah üzerinde zafer kazanabilmemiz için yapmış olduğu mükemmel planının geçerliliğini göstermek için ikinci bir bahçeyi kullanmıştır. Bu ikinci bahçe Getsemani Bahçesidir.
Birinci bahçede ilk insan Tanrı nın emirlerine itaatsizlik ederek isyan etmiştir. Ama ikinci bahçede, yüzde yüz Tanrı ve yüzde yüz insan olan, mükemmel insan Isa, Babasına tam olarak boyun eğmiş ve her konuda itaat etmiştir. Aden Bahçesinde bir süreliğine Şeytan galip gelmişse de, Getsemani Bahçesi nde İsa, Babası nın isteğini yerine getirmiş ve bu da Şeytan ın tamamen yenilmesini sağlamıştır.

Adem ve Havva yasak meyveyi yediklerinde, itaatsizlikleri günah denilen virüsün tüm insanlığa yayılmasına neden olduğundan, bu itaatsizlik tüm insanlığı etkilemiştir. Ama İsa’yı Getsemani Bahçesi nden Çarmıh a götüren mükemmel itaati, O nu izleyenlerin günahlarının bağışlanmasını mümkün kılmıştır. Eğer Günahı Yenmiş Olan ın gücünde yaşamıyorsanız, o zaman günah sizi yenmektedir. Tanrı nın yetkisinin dışarısında yaşamak ancak endişe, korku ve kaygı getirir.

Bir ağaç sayesinde denenmenin Âdem’e egemen olduğu gibi, İsa da bir ağaç üzerinde çarmıha gerilmiş, günah ve ölümün insanlığa batmış olan dikenini çıkartmıştır. Golgota da İsa cennetten gelen ümidi bize ve tüm insanlığa geri vermiştir.

Günahları nedeniyle Adem ve Havva, bahçenin güvenli sığmağını terk etmek ve kendileri için dış dünyada bir yaşam kurmak zorunda kalmışlardır. Aden Bahçesi nin çok yakınında kalmış olsalar da, en büyük oğulları Kayin avare bir şekilde or- dan oraya gezen birisi olmuş ve insanlığın isyanına evsahipliği yapmış olan bir şehir inşa etmiştir. İnsan eliyle inşa edilmiş bu şehre bakmak, doyumsuzluk konusundaki mücadelemizde yeni görüşlere sahip olmamızı sağlayacaktır.

Saklanacak Bir Yer İnşa Etmek

Şehrin Sahte Çekimi
Kadın çadırın açık olan kapısında kollarını kavuşturmuş, sönmekte olan ateşin önünde oturmakta olan adama bakıyordu. “Haydi içeri gir artık’ dedi adama. “Geç oldu, diğerleri de gittiler. Kayin arkasını dönüp, sesin geldiği yöne doğru baktı. Hava bulutluydu ve sönmekte olan ateşin isli alevleri arasında karısını zar zor görüyordu. Ama sesindeki şikâyet dolu ifade ne kimliği ne de niyetinin ne olduğu hakkında kafasında hiçbir soru işareti bırakmıyordu.

içinden öfkelendiyse de, sessiz kaldı. Ateşin üzerine biraz toprak atıp, söndürdükten sonra, çadıra doğru ilerledi, içeri girerken çadırın kapısında duran karısını kenara doğru itti. Kadın düşmemek için çadıra tutunduğunda, Kayin kolundan tutup, onu içeri attı.

“Seni cahil aptal’’ diye bağırdı. “Nerdeyse çadırı başımıza yıkacaktın.”
“Ama sen, sen beni ittin…” diye karşı çıkmaya çalıştıysa da, daha fazla konuşmanın yararsız ve tehlikeli olduğunu anlayan kadın sustu. Sessizce yerdeki döşeğe oturdu ve kendini koru-
mak için ellerini karnına doğru koydu.




İsim: *

Mail: *

14 + 6 = ? (İşleminin Sonucu)