İçsel sorular

icerikMeta-Model Kalıpları

İçsel sorular önemli olabilecek meta-model kalıplarını kaçınılmaz bir şekilde yansıtır ve eğitimsiz bir kişinin açık sonuçlan olmak zorunda değildir. Gereklilik kipleri özellikle önemlidir.

Zaman yönetimi konusunda, insanların kendilerine sık sık işlerin yapılmasına yönelik sorular sorduklarını farkettim. Bu soruların belki de en ünlüsü, “Lakein Sorusü’dur (zaman yönetimi uzmanı olan Alan Lakein): “Zamanımı şimdi en iyi nasıl kullanabilirim?” Lakein Sorusu, zaman yönetimi konusunda doğru bir sorudur. Belki de başkalarına zamanlarını nasıl daha iyi kullanacaklarını öğretmek konusunda La-kein’i harekete geçiren de buydu. Ama bu, “Şimdi neye yönelmeliyim?” sorusundan çok farklıdır; burada kişi belki gerekliliklerini baş-

kalarının değerlerine göre belirlemektedir. Bu da, “Bugün ne yapıyorum?” sorusundan çok farklıdır.

Masasına gelen işlerle ilgili olarak kişinin sorduğu “Bu konuda ne yapmalıyım?” sorusu ise, “Bu konuda ne yapmam gerek?” sorusundan farklıdır. İkinci soruda, daha fazla zorlama vardır ve soruyu soran kişi daha fazla gerilim içindedir. İlkinde, daha sıkı ve yöntemsel çalışmasına karşın, kişi iş yükü konusunda daha rahattır; neredeyse ilgisiz halde.

Sorularında karşılaştırmacı tutum taşıyan kişiler, işlerin yapılması için kestirme yollar aramaktadırlar: “Daha iyi bir yol var mı?” Ama karşılaştırmalarda, varolan olumluluklara karşı duyarsızlık vardır ve kişinin tatminsizliğini getirir. Öğretmen ve anne olan MA, kendisine şöyle sormaktadır: “Yaptığım şeyi nasıl daha iyi hale getirebilirim?” Bu, onu derslerinde ve anlatımlarında sürekli olarak daha iyiyi aramaya götürecektir. Burada kısmen zararsız bir yenilikçilikten bahsedilebilir: “Yeni şeyler denemeyi seviyorum.” Ama bazen böyle yeni denemeler, gelişim dışında durumlar da doğurabilir. Herhangi bir durumda, yargılar ortaya çıkacaktır: “Ne yaparsam yapayım, yeterince iyi olmuyor; daima daha iyi olabilir.” Bu kalıbın ardında, şu inanç vardır: “Yaptığım şeyleri daha iyi hale getirebilirsem, daha çok sevilirim.” Bu da, yapılan şeylerle kimliği birbirine karıştırmaktadır (sanki kişi şöyle demektedir: “Ne yapıyorsam, oyum!”).

Genel olarak, yukarıdaki örneklerde olduğu gibi temel meta-model kalıplarını incelemek (temel silişler, küçültmeler, belirsiz yüklemler ve varsayımlar dışmda), kişinin dünyasını güçlü bir şekilde genişletebilir.

Öğretmen ve anne olan MA, kendisine şöyle sormaktadır: “Yaptığım şeyi nasıl daha iyi hale getirebilirim?” Bu, onu derslerinde ve anla tımlarm da sürekli olarak daha iyiyi aramaya götürecektir.

İçsel sorular, strateji oluşturmanızı da sağlar. Bir üniversite eğitimcisi olan GP, küçük ya da büyük bir işe başlamadan önce daima şöyle sormaktaydı: “İşlerin yapılmasını sağlamanın iyi bir yolu nedir?” Bunu izleyerek, işin farklı aşamalarda tamamlanışını kafasında canlandırıyordu.

Bu soru, “işlerin iyi yapılmasından doğan tatmin” ve “verimlilik” kriterlerini birbirine bağlıyordu. İşleri küçük parçalara bölmesini sağlıyordu. Yine de, parçalarla fazla ilgilenerek bütünü unuttuğu da oluyordu.

Sorular sonuç temelli “ne” ve “yapıldı” gibi ifadeler üzerine odaklanmasına karşın, süreç içinde “işlerin yapılmasının iyi bir yolu’nu vurgulaması (birçok “nasıl” sorusu gibi) ilginçtir. Soru sonuç temellidir ama sürecin kendisi yapılması gereken şeyden daha önemli hale gelebilir.

3. 6 Sorunların nedenleri ya da belirtileri olarak içsel sorular 3. 6. 1 Çok az soru Bir kişi çok az soru sorabilir. Sorular olmadan, hayat durağan olur. Çok soru sormayan insanın hayatında fazla şüphe veya belirsizlik olmaz. Kendini veya yaşadığı dünyayı sorgulamamak, tatmin edici olmasa bile elindekiyle yetinmeye zorlayarak kişiyi pasif kılar.




İsim: *

Mail: *

11 + 7 = ? (İşleminin Sonucu)