HUZURSUZ HAYALPEREST

Elbisemoda-2013-burc-astroloji-ruya-yengec-1Yakup’un bu göç hikâyesi ve Mısırda nasıl lütuf bulduğu, Kutsal Kitapta yer alan en büyük göç hikâyesidir. Yusuf un hikâyesi ise hayalperest bir Yahudi’nin nasıl Mısır’daki ikinci yetkili kişi haline geldiğini anlatmaktadır. Gelin birlikte onun yaşam hikâyesine bakalım.

Genç bir adam olan Yusuf gönüllü bir şekilde çalışmak için değil ama Tanrının planının bir parçası olduğundan yaşadığı topraklardan çok uzaklara gitmek zorunda kalmıştı. Atası İbrahim gibi, Yusuf da evinden ve ailesinden ayrılıp uzak diyarlarda yaşamaya başlamıştı. Ama İbrahim’den farklı bir şekilde, Yusuf kıskançlıkla beslenen bir kandırmaca sürecinin sonucu olarak kendi isteği dışında yola çıkmak zorunda kalmıştı. Atası İbrahim’in tersine, Yusuf, bu yolculuğun daha büyük bir İlahî bir planın bir parçası olduğuna dair Tanrının bir vaadine sahip değildi. Yusuf un yolculuğu kardeşlerinin onu köle olarak satmasıyla başlamıştı.

Tanrıya itaatin bizi köleliğe, iftiralara ve hapse götürebileceğini kabul etmek bizim için zordur. Ama şikâyet etmeden Tanrıya itaat etmeye devam eden Yusuf un başına bunların hepsi gelmişti. Yine de Yusuf dürüstlüğünü koruyarak, Tanrının gelecekte kendisi aracılığıyla İsrail halkını kurtarma planı hakkında hiçbir ipucuna sahip olmadan, kendişini nereye götürürse götürsün Tanrıyı izlemeye devam etti. Kutsal Kitapta Yusuf un hikâyesini okuduğumuzda, Tanrı Yusuf un orada olmasını istediği için, Yusuf un evinden uzakta, Mısırda sürgünde olduğunu görürüz.

Önceki bölümlerde günah ve isyanın Kayin ve Nemrut gibi birçok Eski Antlaşma karakterinin yaşamında huzursuzluk yarattığını görmüştük. Onların yaşamlarındaki bu huzursuzluk ve doyumsuzluk onları şehirler kurmaya ve hatta Tanrı ya karşı duracak medeniyetler kurmaya yönlendirdiğini görmüştük. Ama Tanrı ya itaat de bazen evden uzaklaşmayı ve amaçsızca görünen bir şekilde gezinmeyi gerektirebilir. Bazen huzursuzluğumuzun içinde, biz Tanrının hareketinin ardındaki amacın farkında olmasak da, harekete geçer ve bizim itaatle O nu izleyip izlemeyeceğimize bakar. Tanrı bizi rahatlık içinde oturduğumuz yerden dışarı, beklenmedik alemlere çağırır.

Yusuf, Kutsal Kitap ta bu şekilde diyardan diyara gezmenin en dramatik örneğidir. Genç bir delikanlıyken, Yusuf ailesi ve halkı için önemli ve kalıcı anlamları olan rüyalar görüyordu. Bu rüyalar iç varlığında bir huzursuzluk, bir gün Tanrı tarafından kullanılacağına dair bir his yaratmıştı. Yusuf bu rüyaları hiçbir zaman sadece kendisine saklamıyor, etrafındakilerle de paylaşıyordu. Kardeşleri bu hayalperestin bir lider olacağı görkemli geleceği hakkındaki rüyaları dinlemekten bıkmışlardı. Onu kıskanıyorlardı ve bir gün onu öldürmeye karar verdiler. Ama öldürmek yerine onu köle olarak sattılar. Bu, Yusuf un gönülsüzce başladığı bu huzursuz konukluğu harika bir olaya dönüştüren olaylar zincirinin başlangıcı olmuştu.

Yüceliğe giden yolu tanımlasaydık, çoğumuz şu adımları sıralamazdık; köle olmak, haksız yere suçlanıp hapse atılmak ve bir şekilde özgür kalacağını ummak. Fakat Yusuf çeşitli denenmelerle geçen yıllar boyunca tüm bu haksızlıklara katlandı ve zamanı gelince Tanrı Yusuf u yükseltti, daha önce genç bir delikanlıyken rüyasında gördüğü gibi bir üne kavuşturdu.

Yusuf, Mısır da firavundan sonra ülkenin en yetkili adamı haline gelmişti. Sahip olduğu yetki ve Tanrının kıtlık zamanında kendisine verdiği rüyalar sayesinde, kıtlık zamanında ailesini, yaşlı babası Yakup u da açlıktan ölmekten kurtarmıştı. Yusuf tüm bunlardan sonra geçmişe dönüp baktığında kendisinin Mısıra gelmesinin sebebinin kardeşlerinin kandırmacası ve kötülüğü olmadığını anlıyor ve kendisini bu amaçla Mısır’a yollayanın Tanrı olduğunu görebiliyordu. Ailesi yiyecek almak için Mısır’a geldiğinde Yusuf onlara şunları demişti: “Beni buraya sattığınız için üzülmeyin. Kendinizi suçlamayın. Tanrı insanlığı korumak için beni önden gönderdi.”

“Siz bana kötülük düşündünüz, ama Tanrı bugün olduğu gibi birçok halkın yaşamını korumak için o kötülüğü iyiliğe çevirdi.

Köle olmasına, haksız yere suçlanmasına ve hapse düşmesine neden olsa da, Tanrı ya karşı devam eden itaati ve Tanrı yı izlemesi sayesinde, sonunda hem kendisi ve hem de ailesi büyük yüceliğe kavuşmuştur. Bu aile büyümüş ve Mısır da sürgünde kaldıkları dört yüz yıl içinde iki milyon nüfusa ulaşmıştır.




İsim: *

Mail: *

17 + 1 = ? (İşleminin Sonucu)