Hoşgörüsüz Olmak

dort-4-element-su-toprak-hava-ates-sembolKendi içimizde ne kadar katılaşır ve ne kadar hoşgörüsüz olursak, algılayacağımız seçenekler de o kadar sınırlı olacaktır. Biyolojik bir ifa de ile anlatacak olursak, geçici gerçekleri değiştirmek için kendimizi ne kadar çok kullanacak olursak, kendi bağışıklık sistemimizi de o kadar zayıflatmış oluruz. Ve gerçek değişime yol açacak (zekâ) akışlarına toleransımız da o kadar azalmış olur. Oysa, böyle iyi ve güçlü bir bağışıklık sistemi ile seçme davranışlarımızda, daha kapsamlı ve çeşitli seçeneklere sahip olabiliriz.

Yan kalıcı gerçek içimizdeki savaşma ve kaçma etiğine kutsal bir anlam yükler. Kazanmak ve kaybetmeyeceğimizi garanti altma almak isteriz, bu sebeple savaş ganimetinin mümkün olduğunca düzgün paylaştırılmasını garanti eden parametreleri belirleyen kurallar koyarız.

Eğer bir futbol maçı izliyorsak ve o an için kazanmak her şeyden önemliyse, geri kalan diğer şeylerin önemi buna göre belirlenecektir. Farkmdalığımız maçın tümüyle değil de, takımımızın maçın skorunu belirleyecek performansına odaklanacaktır. Bu, bir kaybetmeme mücadelesi, kazanma gayretidir, takımı ve bireyleri skora ulaşmaya teşvik eden rekabetin ta kendisidir. Yani keskin bir savaşmakaçma rekabetidir.

Eşim ve ben evimizi satmaya karar verdik ve bir emlakçıya gittik. Emlakçı eve bakmaya geldi, bize bir fiyat teklifinde bulundu. Eğer fiyat düşük olursa evi daha çabuk satabilirdi, eğer aşırı düşük bir rakam önerirse biliyordu ki biz başka bir emlakçıya giderdik, o da komisyondan olurdu. Dolayısıyla her iki parametreyi de öyle bir ayarlaması gerekiyordu ki bu iş olabilsin. Evi yüksek bir fiyattan satarsa satıcıyı mutlu edecek, fiyatı düşük tutarsa alıcıyı memnun edecekti.

Bununla birlikte, her ne kadar her iki süreç de nihayetinde aynı fiyata çıksa da, ne alıcıyı ne satıcıyı kandıramayacağını bilen emlakçı nın vereceği adil bir fiyat, herhangi bir kimsenin adalet kavramını ana prensip olarak görerek ortaya koyduğu “adil fiyat”tan farklıdır…

Yarı kalıcı gerçek, adil standartları ve iyi ahlakı muhafaza eden iyi ahlaklı ve yasal “ilişkisel kurallar” dır. Kendi düşüncelerine sahip, güvenilir, dürüst ve samimi bir kişi bu kurallarla kendini telkin eder. Elde ettiği kazancın çok çalışmalasımn, güvenilirliğinin bir sonucu olduğunu bilir. Karakter kendi kendini eleştirmede hep bir üst basamağa doğru yol almalıdır. Aksi taktirde davranışlarımız görünüşte davranış olmaktan öteye geçemez. İşte bu, kalıcı gerçek alanının önemini ortaya çıkarır.




İsim: *

Mail: *

11 + 8 = ? (İşleminin Sonucu)