Gökyüzünde esrarengiz olaylar

icerikPsikoz bir neden yaratıyorsa, başka bir neden de görme yanılmalarından doğabilir. Geceleyin uzun süre gökyüzüne, yıldızlara bakanlar bir yerden sonra yanıltıcı görmelerle karşılaşırlar; gözler yorulur, garip biçimler, ışıklar görülür, bilinçaltının etkisiyle bu görmeler daha da şekillenir, hareket eder, durur, renklenir.

Bu konuda istatistikler de açıklayıcı olabilir. Project Blue Book’un sayılarına göre Uçan Daire olaylarına tanık olanların yüzde 70’i pilot, yüzde 18’i de radar operatörüydü. Fransa’da Michel Carrouge’un çıkarmış olduğu 86 olay listesinde 22 köylü, 32 işçi ve 32 serbest meslek sahibi yer ab yor. Her iki örnekte kadınların sayısı yüzde 10’u aşmıyor.

Aeskhilos’tan Ksenofc. Plütarkhos’tan Scneka’ya kadar eski tarihçiler, yazarlar sık sık Uçan Nesnelerden ya da Romalıların deyimiyle Yanan Kalkanlar (Clipeus Ar dentes)’dan söz etmişlerdir. Gaius Plinius Secundus’un Doğanın Tarihi adlı eserinden. Konsül Valeryüs ve Konsül Markus’un zamanında, daire, yumurta biçimindeki u çan nesnelerin gökyüzünde, binlerce kişinin bakışları ö nünde hareket ettiklerini öğreniyoruz. Başka bir Romalı yazar, Julius Obsequiens, Prodiges (Harikalar) adlı kitabında, M.Ö. 216 yılında Canneks savaşının yapıldığı 2. Ağustos günü, kimi yuvarlak, kimi gemi biçiminde uçan nesnelerin savaş alanının üzerinden geçtiklerini, hatta yere yakın olduklarından, içlerinde bulunan beyazımsı yaratıkların da görüldüğünü yazıyor. Aynı kitabın başka bir yerinde Obsequiens, M.Ö. 90 yılında Spoleta şehrinde meydana gelen bir olayı anlatıyor:

“Şafakla gökyüzünde korkunç bir gürültü yapan bir ateş topu görüldü. Altın yald’zlı bu top ilkin yeryüzüne doğru düşer gibi oldu, sonra anî bir kalkışla batıya doğru uzaklaştı, güneşin önünden geçerken onu âdeta örttü.”
Nis şehrinin arşivlerinde bulunan eski bir el yazması 957 yılında şehir halkını deşhete düşüren iki güneş’ten söz ediyor. Aynı şehir, çeşitli tarihlerde, benzer olaylara tanık olmuştur: 1139’da güneşler yeniden görülüyor; 1147de Ay’da bir haç beliriyor, 1217de haçlar çoğalıp gökyüzünde dolaşıyorlar, 1433’te ise ışık saçan bir daire görülüyor.
Uçan nesnelerin ilgisini yalnız Nis şehri çekmiyor 1290 yılında başka bir ışıklı, yıldızlı daire Ingiltere’de Bylant (Yorkshire) manastırının bahçesinde çalışan rahiplerin başına dikiliyor; 14 Nisan 1561 günü kırmızı, mavi, siyah toplar ve daireler Nürünberg’te görülüyor; Bile Gazetesi 7 Ağustos 1566 tarihli sayısında ilginç bir haber yayınlıyor “İlkin güneşe doğru hızla yol alan sonra savaşır gibi birbirlerine çarpan birçok siyah top gökyüzünde görülmüştür.”; 1569’da Yukatan’da yıldız biçiminde bir uçan nesne, Konkistador Juan de Grijalva’nın gemisini aşıp bir yerli köyünün tepesine üç saat süreyle dikiliyor, ışıklar saçıyor ve kayboluyor.




İsim: *

Mail: *

14 + 2 = ? (İşleminin Sonucu)