GERÇEK UMUDU BULMAK

images (2)Nasıl biz de Davut gibi zor zamanların ağırlığından kurtulup, umudumuzu Rab’be bağlayabiliriz? Kutsal Yazılar da umuttan söz edilirken, bu sözcük sadece iyi bir sonuç beklentisi içinde olmak anlamında kullanılmamaktadır. Bir şeyi alacağınızın garantisine sahip olmadan da bir şey alacağınızı umut edebilirsiniz. Ama bir Hıristiyamn sahip olduğu umut geleceğin güvence altında olduğunu garanti eder. Umudumuz kendimize, diğerlerine ya da durumlara bağlı değildir. Umudumuz yaşayan Mesih’tir ve bu nedenle de hayal kırıklığına uğramayız.

Pavlus Roma’daki Hıristiyanlar’a şöyle yazmıştır: “İçinde bulunduğumuz bu lütfa Mesih aracılığıyla, imanla kavuştuk ve Tanrının yüceliğine erişmek umuduyla övünüyoruz. Yalnız bununla değil, sıkıntılarla da övünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, sıkıntı dayanma gücünü, dayanma gücü Tanrının beğenisini, Tanrının beğenisi de umudu yaratır. Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrının sevgisi yüreklerimize dökülmüştür/’28
Sıkıntının umuda dönüştüğü sürece dikkat edin. Umudumuzu Rab’de ve Onun isteğinde bulduğumuzda, o zaman görünürde ümitsiz olan durumlarda bile umudu deneyimleriz. Davut gözyaşları ırmak oluncaya dek ağlamış olabilir. Kemikleri kırılmış ve ruhu Tanrının kendisini terk etmiş olduğu düşüncesiyle kederlenmiş olabilir. Ama bir noktaya gelir ve artık buna izin vermez. Avşaiom’un isyanı hakkında bu kadar saçmalamak yeter, der kendi kendine. Üzülmenin ve kederlenmenin kendisini hiçbir yere götürmeyeceğinin farkındadır. Artık kederlenmeyi bırakma ve Tanrı ya güvenme zamanıdır.

Bazen her şeyi kendimiz için zorlaştırmaktan vazgeçmemiz gereken bir zaman gelir. Tanrı bizden vazgeçmez, bizi bir kenara atmaz. O halde biz neden bunu kendimize yapalım ki? Tanrı, Hıristiyanların üzgün, hayalkırıklığma uğramış, yalnız ve mutsuz yaşamlar sürmelerini istemez. İnanlıların yaşayan umudu vardır. Buna rağmen bu umudu ancak Ruhla dolu bir yaşam sürmeyi öğrendiğimizde anlayabiliriz.

Bu korku ve endişelerimizi hiçbir şey yok gibi gizlememiz gerektiği anlamına gelmez. Açıkça ve dürüstçe ağlayabilir, kederlenebilir ve sahip olduğumuz gerçek umutla geçmiş zaferlere bakıp, sonra Mesih’le birlikte yeni maceralar ve zaferlere doğru ilerleyebiliriz.

Ruhla dolu bir yaşam sürdürdüğümüzde, tatmin ve esenlikle tanışabiliriz. Etrafımızda ne olursa olsun, her durumda Rab’bi övmeyi öğrenebiliriz. Ruhla dolu bir yaşam özgüveni Rab be karşı duyulan minnettarlıkla değiştirecektir.
Benlik tanrısına sırtımızı dönmeliyiz. İnanlı kişi iyi bir özimaj oluşturmaya çalıştıkça, Tanrının Ruh u bu eyleminde onu yalnız bırakacaktır. İnanlı kişi diğer ruhlarla, oburluk, kıskançlık, çekememezlik, gurur, düşmanlık ve bencil tutkularla dolu oldukça, Tanrının Ruhuyla dolu olamaz.

Israr ettiğimizde Tanrı yaşamımızın kontrolünü bizim ellerimize verecektir ama Davut gibi susamış bir şekilde Yaşam Suyu na gelenlere ise Ruh unu verecektir.

Tanrıya acıkıp, susadığımızda, huzursuz yolculuğumuz tersine döner ve bizi Tanrının yüreğindeki evimize götürür. Yaşamımızın durumundan bıktığımızda, hiçbir şeyde tatmin bulamamak bizi tükettiğinde, sorularımıza maddi dünyada cevap aramaktan vazgeçeriz. O zaman Tanrının esenliğini ve Ruh unun gücünü deneyimlemeye hazır hale geliriz. O zaman doyumsuzluk görevini yapmış ve bizi Tanrrnın yüreğine getirmiş olur.




İsim: *

Mail: *

11 + 6 = ? (İşleminin Sonucu)