GEÇMİŞE BAK VE GÜLÜMSE

ncgr-sertifikali-astrolog-duygu-alkan-dan-kisiye-ozel-astroloji-yorumlari_507946154edba_0Mezmur 42:4 te Davut’un geçmişe bakarak cesaret ve teşvik bulduğunu görüyoruz. “Anımsayınca içim içimi yiyor, nasıl toplulukla birlikte yürür, Tanrının evine kadar alaya öncülük ederdim, sevinç ve şükran sesleri arasında, bayram eden bir kalabalıkla birlikte.”

Davut övgü dolu bir adamdı ve halkı önünde bile Rab bi övmek konusunda kendini sınırlayan ya da çekingen davranan birisi değildi. Kendisini öldürme niyetinde olan oğlunun planları hakkında bir haber beklerken, Davut’u Yeruşalimdeki tapınmaları yönettiği zamanları hatırlarken zihnimizde canlandırabiliriz. Bizim için de aynısı geçerlidir, zorlukların içinden geçerken Tanrı nın geçmişte bizim için neler yaptığına odaklanmak yararlıdır. Ailede yaşanan bir tartışma sırasında yapılacabilecek en iyi şey aile albümünü alıp resimlere bakmaktır. Bu resimlere bakarken güzel anıları hatırlarız. Geçmişe bakmak gibi bir eylemin, içinde bulunduğumuz atmosferi nasıl değiştirdiğini ve gerginliği yok ederek, birlikte yaşadığımız bu bereketli zamanları hatırlarken bizi nasıl iyileştirdiğini görmek şaşırtıcıdır.

Tanrı onları Mısırdaki kölelikten kurtardığını halkına tekrar tekrar hatırlatmıştır. Musa Kutsal Kitap ta kaydedilmiş ilk tapınma ezgisini yazmıştır ve bu Tanrı nın Kızıl Deniz i yarması ve firavunla ordusunu yok etmesinden hemen sonra yazılmış bir zafer ilahisidir. Mezmurların çoğu kurtarıcı olan Tanrı ve halkını belalardan nasıl kurtardığı hakkındadır. 105, 106 ve 107. Mezmurlarda İsrail’in Mısırdan kurtuluşuyla ilgili ezberlenerek söylenen tekrarlamalar bulunur. Bu mezmurları ezberleyerek söylemek halka Tanrı nın kendileri için geçmişte neler yaptığını ve şimdi de aynı şeyleri kendileri için yapacağını hatırlatmaktaydı.

Kurtuluş hikâyeleri tabii İd Davut’a yabancı değildi ve kendi yaşamında da Tanrının benzer bir kurtarış işi gerçekleştirmesini görmeyi sabırsızlıkla bekliyordu. Kral Tanrının geçmişteki iyiliklerini anarken, Kutsal Ruh un üzgün gönlüne meydan okumasına da izin veriyordu:

Ümitsizlikten Ümide “Neden üzgünsün, ey gönlüm, neden içim huzursuz?
Tanrıya umut bağla, çünkü O na yine övgüler sunacağım; O benim kurtarıcım ve Tamımdır.
Gönlüm üzgün, bu yüzden seni anımsıyorum, ey Tanrım Davut’un geçmişe yapışıp kalmadığını fark etmenizi isterim. Tanrı nın kendisine gösterdiği sadakati anmış ve anılarıyla geleceği arasında bir köprü kurmuştur. Geçmişe bakarak, yüreğini hafifletmiş, gülümsemiş ama sonra orada kalmamış, ilerlemiştir. İlerlemek, Tanrı nın yaşamlarımızdaki sadakatine yeniden baktıktan sonra atmamız gereken adımdır.

Bunları yaşarken Davut’un akimdan geçenleri hayal edebiliyorum. Bütün bu yaşadıklarım Tanrının geçmişte hiçbir zaman beni bırakmadığını ve terk etmediğini gösteriyor. O zaman şimdi neden beni terk edeceğini düşünüyorum? Tanrı ya güveneceğim ve bir kez daha O nu öveceğim.

Bu kendi kendini uyarmanın olumlu bir şeklidir. Davut’un yüreği kederden dibe çökmüş, sanki Ürdün Nehri gibi deniz seviyesinin altına inmişti. Ama Davut o anda Hermon Dağı nın yüksek tepelerini hatırladı ve Tanrı nın onu vadiden dağların tepesine götürebileceğini biliyordu. Davut depresyondan kurtulmak için dünyasal eğlencelerde çare aramadı. Tek çaresi Tanrı ya dönmek, Tanrı ya susamak ve umudunu Rab’be bağlamaktı.

Davut için üzüntü ve yas zamanı bitmişti. Derinden kederlenmiş ama şimdi Tanrının iyiliği, merhameti ve gücünü tekrar hatırlamıştı. O anda Tanrının daha önce zorluğu sevince dönüştürdüğü bir olayı hatırlamış olabilirdi. Kral olmadan önce Davut adamlarıyla tarlaya çalışmaya gitmişti. Hepsi karılarını ve çocuklarını Ziklak denilen kentte bırakmışlardı. Erkekler tarladayken, Amalekliler şehri kuşatıp, ateşe verip, kadın ve çocukları tutsak almışlardı.
Erkekler işlerini bitirip, Ziklak’a geri döndüklerinde, kentin ateşe verildiğini, karılarının ve çoklarının tutsak alındığını gördüklerinde Davut’u taşlamak istemişlerdi. Bu şaşırtıcı değildi. Yaşamlarında bir şeyler ters gittiğinde, insanlar genellikle baştaki adamı suçlarlar. Arkadaşlarının kendisini öldürmek istemesi Davut için gerçekten de çok üzücüydü.

Yardıma ihtiyacı vardı ve Kutsal Kitap Davut’un ne yaptığını şöyle anlatmaktadır: “Davut büyük sıkıntı içindeydi. Çünkü herkes oğulları, kızları için acı çekiyor ve ‘Davut u taşlayalım’ diyordu. Ama Davut, Tanrısı Rab’de güç bularak, Ahimelek oğlu Kâhin Aviyatara, ‘Bana efodu getir dedi.”1 Davut’un Rab den kendisine yol göstermesini istedi ve Rab’bin sözüne göre akıncıların peşine düştü. İki gün sonra Davut ve altı yüz adamı Amalekliler’i yenmiş, karıları ve çocuklarıyla birlikte kendilerinden çalınman her şeyi de geri almışlardı.18
Şimdiyse öz oğlu kendisini öldürmeye çalışırken, Tanrı nın Ziklak taki sağlayışmı hatırlamak durum hakkında Davut a daha iyi bir bakış açısı kazandırıyordu. Tanrının kurtarışını defalarca deneyimlemişti ve şimdi o anları hatırlamak yas tutmayı bırakıp zafere doğru ilerlemesi için yardımcı oluyordu.

Sizin yaşamınızdan da böyle kara bir bulut geçti mi? Şimdi bulunduğunuz vadide ağır bir sis mi var? Hazırlanın! Tanrı bulutları dağıtıp, üzerinize bereketlerini yağdıracaktır. Tanrıya itaat etmekte tatmin bulmayı öğrendiyseniz ve Tanrının karanlık bulutların ortasında ışığını parlatabileceğine güvenirseniz, Tanrı da içinde bulunduğunuz karmaşaya bir düzen getirecek ve size esenlik verecektir. Tanrı size sağlayışta bulunacak ve ‘kayadan su çıkartarak, zor durumlarda size destek olup, sizi ellerinde tutacaktır.




İsim: *

Mail: *

12 + 8 = ? (İşleminin Sonucu)