Eski Çağda Yaşayan Babilliler

dort-4-element-su-toprak-hava-ates-sembolEski çağda yaşayan Babillileri gururlarından ve uzun vadeli bir görüşe sahip olmadıklarından dolayı eleştirmek kolaydır. Ama bugün farkında olmadan tapınmaya devam ettiğimiz putları bir düşünün. Modem çağdaki putların en egemen olanı kendimiz yani benliğimizdir. Kaynaklarımız, enerjimiz, zamanımız, tüm çabalarımız ve odak noktamız benliğimizin, kendimizin üzerindedir. Hastalıklı politikacılar güçlü benlik tanrısını besleyen kampanya konuşmaları yaparlar. Reklam endüstrisi kendisini benliği beslemeye adamıştır. Amerika’da Self yani benlik diye adlandırılmış bir dergi bile vardır. Bir sözlük alın ve öz önekiyle başlayan kelimelere bal<ın, özdeğerden başlayıp özyönetime kadar uzanan, sayfalar dolusu kelime bulabilirsiniz. Bu kendimiz ve benliğimizle ilgili takıntımızı ne kadar güzel özetlemektedir! Özgüven eğitimde çok kullanılan bir deyim haline gelmiştir. Tüm yaş seviyelerinde öğrencilerin özgüvenini geliştirmeye uygun bir müfredat uygulanmaktadır. Tüm bu çabalar öğrencilerin kendileri hakkında iyi hissetmeleri içindir ve akademik performans sanki bunun gölgesinde kalmaktadır. The Third International Math and Science Study, Amerikalı öğrencilerin diğer öğrencilerle karşılaştırıldığında pek de başarılı olmadığını göstermiştir.v Öğrencilerimiz akâdemik olarak geride kalmış olsalar bile, bunu yüksek bir özgüvenle Tanrı'yla Yarışmak yaptıklarından emin olabiliriz. Böyle çalışmaların uygulamalarını analiz eden, araştırmacı akâdemisyen Dinesh DSouza özgüveni, "Özgüven çok Amerikalı bir kavram. Amerikalılar yeteneklerini iyi bir şekilde sergileyebilmenin temel gereği olarak dünyanın diğer yerlerindeki insanlardan daha fazla, kendileri hakmda iyi hissetmeleri gerektiğine inanmaya eğilimlidirler. Ama acaba daha çok özgüven öğrencilerin daha iyi öğrenmesini sağlar mı? Bu biraz şüpheli görünmektedir.”10 Yaşamda bizi tatmin edecek bir şeyler bulamadığımız için daha çok özgüvene sahip olmayı isteriz. Dışarıda bir yerlerde bizim deneyimleğimizden daha fazlasının olduğunu hisseder ve bunu elde edebilmenin yollarını ararız. ‘Daha iyi bir benlik arayışımızın verdiği doyumsuzlukla, Babilliler den pek de farklı bir durumda değilizdir. Kültürümüzün benliğe tapınması, istenmeyen sonuçları beraberinde getirmeyi de garantilemektedir. Babil konseyi Tanrı ya karşı gelmek ve yüceliğini çalmak için bir araya toplandığında, Tanrı da kendi Konseyini toplamıştır. İlahi buluşma Yaratılış İl :6-7’de şöyle tanımlanmıştır: " Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre, düşündüklerini gerçekleştirecek, hiç bir engel tanımayacaklar’ dedi. ‘Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki, birbirlerini anlamasınlar. ” Kutsal Üçlük Konseyi Baba, Oğul ve Kutsal Ruh tarafından verilmiş olan bu emir, Babil Kulesi nin tamamlanmasına engel olan büyük bir iletişim sorununa neden olmuştur. Tanrı nın yargısı her zaman galip gelmiştir ve benlik tanrısına tapınmaya devam edenler her zaman karmaşa içinde yaşayacak ve bazı zamanlar da mahva uğrayarak, yok olacaklardır. Modern teknolojiyle insanlar büyük binalar inşa etmektedirler ve bu muazzam kuleler insanları büyük ölçüde gurur- landırmaktadır. Yerde durup Eyfel Kulesine baktığınızda, bu gerçekten de başınızı döndürür. Ama aynı kulenin üzerinden uçakla geçtiğinizde, pek de göze çarpıcı değildir. Tanrının bakışaçısından, insanlığın sahip olduğu tüm zekâ, bilgi ve bilimsel başarılar bir gezegenin yüzeyindeki küçük yükseltilere benzerler. Kendimize ve yeteneklerimize odaklanmak, ister kendi kendini geliştirme, özgüven ya da özgerçekleştirme olsun, yaşamımızda özlediğimiz tatmin ve rahatlığın tersini üretecektir. Esenlik, dinlenme ve sonsuz tatmin arayışımızın tek bir çözümü vardır. Gelecek bölümlerde insanlığın Tanrı’da nasıl tatmin olduğunu ve esenlik bulduğunu inceleyeceğiz.




İsim: *

Mail: *

13 + 2 = ? (İşleminin Sonucu)