Eflatun efsanesi

icerikEflatun, Yunan prestijini yüceltmek, ülkesine bilinmeyen başarılar kazandırmak için, felsefi bir eser çerçevesinde, Atlantid efsanesini kuramaz mıydı? Kendi siyasal görüşlerine uygun bir örnek göstermek için “Kritias’ta Atlantid i uydurma bir tarihe bağlayamaz mıydı?

Yunan felsefecisi kendini savunurcasına eserlerinin birçok yerinde hikâyenin gerçek olduğunu ısrarla tekrarlar “Gerçekten çok garip, ama bütünüyle doğru bir hikâye. Bu başarı gerçekten eskiden o şehir (Atina) t etrafında elde edilmiştik deyip hikâyenin Solon un incelemiş olduğu el yazmalarıyla uygunluğunu belirtiyor.

Solon’un, on yıl süren yolculuğu sırasında, Sais kentinde kaldığı, Sais’te bulunan Firavun Amosis (M.O. 570525)’in kanunlarından etkilendiği gerçektir. Eflatun un ağzindan Solon eski kaynaklardan, el yazmalarından söz etmektedir. Bu bilgi ne derece doğrudur bilinmez. Ancak, Mısır tarihi uzmanı Breasted’e göre Sais rahipleri Yüzyılların tozuyla kaplı kutsal el yazmaları ve papirüsleri araştırır, toplar, inceler, korurlardı.

Karşımıza bu sefer başka bir sorun çıkıyor: Solon’un Mısır’da topladığı Atlantid’le ilgili bilgileri, Eflatun kimden, nereden öğrenebildi? buna da uygun bir karşılık verilebilir: Eflatun’un Timaeus” ve “Kritias” için kullandığı malzeme FUolaus adlı bir yazarın eserinden alınmıştır. Böyle bir kaynağın varlığı iki ayn kaynak tarafından doğrulanıyor: Pirronist’li Timon (M.ö. 279) ve İzmir’li Hermippus’un yazılarından.

Atlantid hikâyesi ne Eflatun’un zamanında ne de sonradan pek ciddiye alınmadı. “Timaeus”u açıklayan Proklus’a göre, Solon’un sözünü ettiği Mısır el yazmaları, Eflatun’un ilk yorumcusu olan Krantor tarafından da incelenmiştir. Buna karşılık Aristo Atlantid’i hayal diye niteliyor; Romalı Plini us (VfS. 2479) derlediği ansiklopedide kayıp ülkeden söz ettiğinde Eflatun’a inanmak yerinde olursa cümicsini kullanıyor; coğrafyacı Strabon bu konuya yanaşmıyor Aristo’yu izleyen Plutarkhos da hayal deyip geçiyor.

Eflatun tek kaynak olmamakla beraber getirdiği, derlediği yorumladığı malzemenin bolluğu il tek yeterli kaynak sayılmıştır. Aslında, Eflatun’a inanmak ya da inanmamak gibi bir durum yoktur, denilebilir. Eflatun’dan önce olsun sonra olsun başka yazarlar da Okyanus’un ötesinde bulunan bir kıtadan söz etmişlerdir. Kimi buna bir ad takamamış, kimi de Eflatun’un hikâyesine dayanarak bu kıtayı Atlantid olarak kabul etmiştir. Bunlardan rahatlıkla birkaç ad sıralayabiliriz: Homeros, Hesiodos Euriptdes, Tertullianus, Teomopompus, Aelian, Strabon, SicilyalI Diodorus, Proklus, Plinius, Jamblik vb.

Teopompus’a dayanan Aclian “Varta Historia” adh serinde, Asya, Avrupa ve Trablus’tan daha büyük bir kıtaya değiniyor; Marcellus “Ha beşle» kitabında Kanarya Adalarının ötesinde bulunan yedi ada sakinlerinin geleneklerinde Atlantid admı taşıyan büyük bir adadan söz edildiği açıklamakta; tarihçi Posidonius: “Eflatunum Ati lan ti d hakkında anlattığı hikâyeye hayal diye bakmamalı, gerçek olması mümkündür,” demektedir.

Yorumculan en çok uğraştıran nokta Eflatun’un ver! diği tarihler olmuştur. Sais rahiplerine göre Atina M.ö. 9600 yıllarında, Sais ise bin yıl sonra, Tanrıça İsis (Yunanlıların Atina’sı) tarafından kurulmuştu. Atlantid ülkesi ise Solon’un Mısır yolculuğundan 8000 yıl önce sulara gömülmüştü.

Bu tarihler, oldukça geniş tutulan bu süreler, çoğu arkeologlara ve tarihçilere ters gelmiştir. Belki bu terslik Eflatunun zaman anlayışında ya da zaman yorumlamasından doğmuştur. Basit bir hesapla 8000 yılı 8000 ay ya da 666 yıl olarak sayıp Atlantlar’m istilâsını M.ö. 1200 yıllarına ve Kuzeyden geldiği bilinen Denizci Irkıma Mısır istilâsına denk düşürebiliriz. Kuşkusuz bu bir yorumdur ve bu yorumu araştırmak için Jurgen Spanuth harekete geçmiştir.

Başkalarının Atlas Okyanusunda, Sahra’da, hatta Tibet’te aradıkları Atlantid’i Rahip Spanuth Helgoland’ın açıklannda keşfetti. Ne var ki, Spanuth da başkalarının düştüğü yanlışlığa düşmüş, Atlantidle Hiperbore’yi karıştırmıştır. Ancak önemli olan Eflatun’un hikâyesini bir döneme bağlamak, oturtmak için harcadığı çabadır.




İsim: *

Mail: *

11 + 6 = ? (İşleminin Sonucu)