DERİNLERDEN YÜKSEĞE TIRMAN

burclar-dogum-haritasi
“Şeria yöresinde, Hermon ve Misar dağlarında çağlayanların gümbürdeyince, enginler birbirine sesleniyor, bütün dalgaların, sellerin üzerimden geçiyor/*19 Hermon Dağındaki şelalenin kenarında durmuş, kayaların üzerine çağlayarak dökülen suyu seyreden Davut’u zihnimde canlandırabiliyorum. Çağlayanın gümbürtüsü kralın üzerine dökülen kederin canlı bir resmidir. Kederi onu boğacak gibidir.

Hepimiz umutsuzluk ve çaresizlik dalgalarını deneyimlemişizdir. Siz üzüntü okyanusunda kaybolmaktayken, Tanrı nın size bir ezgi verebileceğini biliyor muydunuz? Azgın suların girdabında kaybolurken Davut yüreğinden gelen bir ezgi söylüyordu: “Gündüz Rab sevgisini gösterir, gece ilahi söyler, dua ederim yaşamımın Tanrısına.” Her şey yolundayken, güneş ışınları parlarken, ortalık aydınlıkken ve sağlığımız yerindeyken ezgi söylemek doğal ve kolaydır. Ama geceleri her şey değişiktir. Hava karardığında, her ses daha da güçlü çıkar ve her şey daha korkuç görünür.

Buna rağmen mezmur yazarı yaşamın karanlık saatlerinde, Tanrının bir ezgi vereceğini vaat etmiştir. Eyüp kitabında tek olan Tanrı hakkında şöyle der: “Ama kimse, ‘Nerede Yaratıcım Tanrı?’ demiyor. O Tanrı ki, gece bize ezgiler verir. Yeryüzün- deki hayvanlardan çok bize öğretir ve bizi gökteki kurşlardan daha bilge kılar.”21 Gecenin dehşetini uzaklaştıran ezgi, Tanrı’nın lütfunun ezgisidir. Tanrı’nın lütfü ise bağışlamadan ve hak edilmememiş iyilikten çok daha fazlasıdır. Lütuf, Tann’nm insanların üzerine dökülen, insanlara uzanıp, onları kucaklayan, kurtaran ve ruhlarını bina eden sevgisidir.

Suyun gümbürdemesinin içinden, Tanrının lütfü Davut’a seslenmiş ve ona gücünün kaynağını hatırlatmıştır. Davut, depresyon sırasında unuttuğu bir gerçeği hatırlamış, Rab’be kayası olarak seslenmiştir. “Kayam olan Tannm’a diyorum ki, ‘Neden beni unuttun? Niçin düşmanlarımın baskısı altında yaslı gezeyim?’ Davut’un söylediklerini kendi sözlerimle şöyle ifade ediyorum: “Şimdi böyle hissetmesem de, bu Senin, yaşamımın üzerine kurulmuş olduğu sağlam kaya olduğun gerçeğini değiştirmez. Beni unutmuş olduğunu hissetmiş olabilirim ama ruhumun derinliklerinde beni asla unutmayacağnı biliyorum!’ Davut içindeki öznel duyguların, üzüntü ve kederin, dışsal, nesnel gerçeklikle aynı olmadığını fark etmişti. Rab, Davut için daha önce yaptıklarını yine yapabilirdi.

Düşmanımızın Tanrı nın bizi unuttuğuna dair bizi ikna etmek için ne kadar çok çalıştığını ne kadar kolay unutuyoruz. Şeytan genellikle kendine ait olduğunu bildiği kişilere saldırmaz. Harekete geçmeden önce kişinin Mesih’i giyinmesini beklemeyi tercih eder. Kötü olan bir kilise üyesi gibi yanımızdan geçip gidebilir. Sonuçta Şeytan da Tanrıya ve Kutsal Kitap’a inanıyor, Mesih’i de çok iyi bir şekilde tanıyordur.

Hiç Kötü Olanın kilisede yanınızda oturduğunu hissettiğiniz oldu mu? Kulağınıza bir sesin hiç şöyle sorular fısıldadığım duydunuz mu? “Kutsal Kitap’ın ne kadarına gerçekten inanıyorsun? Tanrının gerçekten de insanları cehenneme yollayacağını düşünüyor musun?”

“Şu ikiyüzlülere bak! Biraz cesaretin olsa bu kapıdan çıkar bir da daha asla geri gelmezdin. Bunu yapmıyorsan demek ki sen de bir ikiyüzlüsün! Söylediğin bu ilahinin sözlerine gerçekten inanıyor musun? ‘Tanrı seni seviyor ve yönlendiriyor’ Gerçekten mi? Buna inanıyor musun? O zaman hayatın niye böyle karmaşa içinde? Gerçek şu İd, Tanrı seni çoktan unuttu bile!”

Şeytanın milyonlarca suçlayıcı sorusu vardır, ama bu saldırılara karşı koymanın bir yolu vardır. Yeşeya 59:19 şöyle der: “Böylece batıdan doğuya kadar insanlar Rabbin adından ve yüceliğinden korkacak. Çünkü düşman azgın bir ırmak gibi geldiğinde, Rabbin Ruhu onu kaçırtacak.” Bizim kendi başımıza düşmanı kaçırtma gücümüz yoktur. Ama İsanın
giicü buna yeter! Biz de Isa’nın ismiyle “Şeytan sen bir yalancısın. Ben Tanrı yı ve O nun halkını seviyorum. Senin suçlamalarını reddediyorum. Tanrı benim Kayam, Sığınağım ve Kurtarıeımdır. Rab be sevinçle ezgiler söyleyeceğim ve Kurtuluşumun Kayasına şükranla sesleneceğim.’ diye onu hayatımızdan kovabiliriz.




İsim: *

Mail: *

17 + 1 = ? (İşleminin Sonucu)