Daha İyi Yaşamak İçin SEKİZİNCİ KURAL

Ne gecenizi ne de gündüzünüzü, gerçek bir düelloyla karşılaştığınızda, size savaşacak zaman bırakmayacak önemsiz ve bayağı şeylerle doldurmayın. Bu kurai çalışmanız için olduğu kadar, etkinlikleriniz için de geçerlidir. Yalnızca hayatta kalmayı başardığınız bir J » gün bir övünme nedeniniz olamaz. Günlük hayatınızdaki ufacık değişiklerle çok şeyler başarma yeteneğiniz varken, o değerli saatlerinizi boşuna geçirmek için burada değilsiniz. Boş uğraşlara paydos! Başarıdan saklanmaya paydos. Büyümek için zamandan ve mekandan kopun. Yarın değil! Hemen şimdi, şimdi!

Böyle insanlar tanıyor olabilirsiniz. Belki siz de bunlardan birisinizdir. Eğer öyleyseniz, birlikte olduğumuza çok sevindim. Bu çeşit insanlar hep meşgul-dur, her zaman uğraşamayacakları kadar çok getir götür işleri, toplantıları, tasarıları vardır. Bir takım şeylerin dışmda kalmamaya çalışmak yalnızca çalışmak için ordan oraya çılgın bir koşuşturmanın içindedirler. Ortaya koydukları tek şey, kendilerim başarıdan uzaklaştıran bilinçsiz, fakat etkin çabalarıdır. Bulabildikleri tüm önemsiz işleri ve görevleri üstlendiklerinden hep meşguldürler. İşte bu nedenle, yaşamlarında ve refah düzeylerinde büyük bir gelişme sağlayacak gerçek bir fırsat önlerine sunulduğunda, çok büyük bir olasılıkla üzüldüklerini, fakat şu an yeni bir şeyle uğraşamayacak kadar çok meşgul olduklarını söyleyeceklerdir.

Söylediklerim çok mu bildik geldi? Umarım, size hiç bir şey sağlamayan “boş işler” yaparak böylesi uzun monoton bir yaşamın içine sokulup, bilinçsizce koşuşturup durmuyorsunuzdur. Avunacak şey arıyorsanız, sizin gibi böyle bir sürü insan var. Ama bu boş işlere kapılanlar, başarı için gerekli enerjiyi, başarısızlık için kullanırlar. Sonuç olarak da, neden yaşamlarında hiç bir şeyin olmadığım anlayamayan bir çok faal ve meşgul insan tamrız.

Yaşamınızı sorgularsanız, belki siz de bu grup insanlar arasmda olduğunuzu görebilirsiniz. Yıllar önce birileri “ölme düğmenizi” açık bıraktığı için sürekli aym işlerin etrafında dönüp duruyorsunuzdur. Evet “ölme düğmesi” dedim. Yıllar önce bu konu üzerine bir kitap yazacaktım, ama ilk kez bu konuyu bu kitapta işliyorum.

Bir keresinde çok pahalı, spor bir araba almıştım. Tabii ki satıcım, bir hırsız alarm sistemi taktırmadan, bu paha biçilmez arabayı caddeye ya da genel park yerlerine bırakmamam konusunda beni uyarmıştı. Böylece, hırsızlar bu elmas gibi değerli arabama atlayıp alıp götürmeye kalkıştıklarında, alarm sistemi büyük bir gürültü patlatacak, keskin keskin sirenini çalacaktı. Satıcım tamamiyle haklıydı.

Randevuma çok geciktiğim bir sabah, aceleyle garaja fırladım, kontağa anahtarı sokup, çevirdim. fakat çalışmıyordu. Hareket yoktu. Hiç ümit yok, akü mü bozulmuştu? O da şüpheliydi. Radyoyu açtım, gürültüyle çalışmaya başladı. Teybe Ella Fitzgerald’m “Mack the Knife” kaseteni koydum. Büyük bağlılık. Silecekleri açtım. Gizli açılışlarından bir iki damla su fışkırttılar. Sonra yavaşça geri gidip, ahenkle aynı anda durdular. Gerilimli ve kızgın bir şekilde eve koştum, satıcı dostumu eve çağırdım.

“Alarm sistemini takmıştık, di mi Og?”

“Evet, üç yüz dolar değerindeydi.”

“Ölme düğmesini kazara açık bırakmış olmalısın.”

“Ölme düğmesi’mi?”

“Evet, karışık bir alarm sistemi özelliği. Sistemi kurarken bunu sana açıklamadılar mı?”

İyice kızmaya başlamıştım. Arabama “ölme düğme-si”ni yerleştirdiklerine ilişkin bir şeyler söylendiğini kesinlikle anımsıyorum. Ama bu neydi, neredeydi?

“Alarm sisteminin bir parçası. Otomobilinizden çıkıp, kapıları kilitledikten sonra, çamurluğa yerleştirilen şu küçük delikteki anahtarı da çevirmek gerekli. Alarm sistemini işte bu harekete geçirir. Böylece birile-ri maymuncukla kapıyı açmaya çalışırsa ya da camlardan birini kırarsa, alarm hemen çalmaya başlar.”

“Anladım.”

Ölme düğmesi korumada ek bir unsurdur. Arabanın içinde bir yere, genellikle göstergenin veya halının altma bir başka küçük düğme daha yerleştirilir. Arabadan çıkmadan önce bu düğmeyi çekip, kapıyı kilitleyip ve alarmınızı açarsanız arabayı tam anlamıyla korumaya almış olursunuz. Birileri zorla içeri girip, alarm çalarken aptalca arabayı çalıştırmaya kalkışsa bile, bunu beceremeyeceklerdir. Çünkü bir kez “ölme düğmesi”ni açmışsanız, aküden kontağa giden güç kesilir. Araba da hiç bir şekilde hareket edemez.”

Garaja geri döndüm, fakat ‘”ölme düğmesi”nin yerini bir türlü saptayamadım. Bir saat içinde satış temsilcisi eve gelmişti. Hemencecik sürücü tarafındaki koltuğun altındaki düğmeyi buldu. Evet, düğme çekilmişti. Kazara ayağımla dokunmuş olmalıyım. Ama kimseye, hatta kendime bile kızmadım. Çünkü bu olay bana bir çok inşam da ilgilendiren paha biçilmez bir örnek sunmuştu. Birisine, zamammn “dolu” fakat sonuç getirmeyen işlerle boşa geçirdiğini anlatmaya çalıştığımda, bu değerli örnekten yararlanacaktım.

Gördüğünüz gibi, kontak anahtarmı çalıştırdığımda arabamm bazı parçaları normal çalışmıştı. Farları yanmıştı, radyosu çalmıştı, silecekleri ileri geri gidip gelmişti. Bir çok insan gibi tümüyle boş değildi. Yalnızca bir sorun vardı. Bütün bu etkinliklere karşın araba bir adım bile hareket etmemişti, çünkü “ölme düğmesi” açık bırakılmıştı.

Her birimizin bir “ölme düğmesi” vardır. Bir kızgınlık amnda, belki gençken anne veya babamız ya da başka bir saygm büyüyüğümüz, daha soma da eşimiz hiç bir baltaya sap olamayacağımızı söylemiş olabilir. Tam vuruş. ‘İşte her şeyin nedeni budur. Böylece bilmeden ve düşüncesizlikle düğmemizi açık bıraktılar. Belki de bunca yıl hareketlerimizin nedenini bile bilmeden onların kehanetlerini doğrulamak için didinip durduk. Tamam “meşguluz”, ama tıpkı arabam gibi hiç bir yere gitmiyoruz. Nedenini de bilmiyoruz. Ne kadar acı!

Şimdi gidin, “ölme düğmenizi” bulup kapatın. “Boş meşguliyet” artık yok. O ufak tefek işlerin arkasına saklanmayı artık bırakın. Yaşanacak güzel şeyler var.

Ne gecenizi ne de gündüzünüzü, gerçek bir düelloyla karşılaştığınızda, size savaşacak zaman bırakmayacak önemsiz ve bayağı şeylerle doldurmayın. Bu kural çalışmanız için olduğu kadar, etkinlikleriniz için de geçerlidir. Yalnızca hayatta kalmayı başardığınız bir gün bir övünme nedeniniz olamaz. Günlük hayatınızdaki ufacık değişikliklerle çok şeyler başarma yeteneğiniz varken, o değerli saatlerinizi boşu boşuna geçirmek için burada değilsiniz. Boş uğraşlara paydos! Başarıdan saklanmaya paydos. Büyümek için zamandan ve mekandan kopun. Yarm değil! Hemen şimdi, şimdi.!

Daha İyi Yaşamak İçin SEKİZİNCİ KURAL_2.jpgDaha İyi Yaşamak İçin SEKİZİNCİ KURAL_0.jpgDaha İyi Yaşamak İçin SEKİZİNCİ KURAL_3.jpg



Comments are closed.