Çok Çalışmak

Günümüzde , ileri endüstrilerde, hizmet sektöründe, çeşitli meslek alanlarında ve birçok devlet organizasyonunda bu sistemin kendi ağırlığı altında ezilip çökmesi çok ilginçtir. Artık çoğumuz, bir değil, birden fazla amirle çalışıyoruz.

büyük organizasyonlarda ler arası aracı, proje ekibi vs. türde geçici birimlerin giderek daha çok görüldüğünü açıklamıştım. O zamandan beri, birçok büyük şirket bu geçici birimleri “matris organizasyon” dediği yepyeni bir yapı içinde birleştirdi. Bu matris organizasyon, merkezi yönetim yerine, “çoklu kumanda sistemi”ni kullanıyor.

Bu düzenlemede, her memur belli bir de görevlendiriliyor ve şimdiye dek olduğu gibi bir amirin hizmetinde çalışıyor. Ama aynı zamanda, tek bir ün yapamayacağı işler için kurulmuş başka aracı birimler de var. Örneğin, bir proje ekibinde üretim, araştırma, satış vs. lerinden temsilciler bulunuyor. Bu ekibin üyeleri, hem proje ekibi liderinin hem de “normal” amirin emrinde çalışıyor.

Bunun sonucu olarak, birçok eleman yönetim açısından bir amire ve projenin tamamlanması açısından da başka bir amire bağlanıyor. Bu sistem, elemanların aynı anda birden fazla işle ilgilenmelerini mümkün kılıyor, bilgi akışını hızlandırıyor ve çalışanların sorunlara dar bir açıdan yaklaşmasını önlüyor. Organizasyonun hızla değişen şartlara daha çevik bir şekilde tepki verebilmesi mümkün oluyor. Ayrıca, yönetimde merkezilikten belirgin şekilde uzaklaşılıyor.

İlk olarak Birleşik Devletler’de General Electric ve İsveç’te Skandia Insurance tarafından benimsenen bu yöntem, artık hastanelerde, muhasebe şirketlerinde, hatta Birleşik Devletler Kongresi’nde ve daha çok çeşitli organizasyonda kullanılıyor. Boston Üniversitesi’nden Prof. Dr. S. M. Davis ve Harvard Üniversitesi’nden P. R. Lawrence, şöyle belirtiyorlar: “Matris organizasyon, yöneticilerin önemsiz bir icadı veya geçici bir moda
değil. Bu oluşum, kesin bir dönüm noktasını temsil ediyor. Matris organizasyon, işin yeniden düzenlenme şeklidir.”

En önemlisi, ekonomiyi tamamen merkezi olmaktan uzaklaştırıyoruz. Birleşik Devletler’de finans sektörünün birkaç devinin karşısında, küçük yerel bankaların nasıl güçlendiğine bir bakın. Endüstri merkezleri ülke çapında yayıldıkça, dev bankalara dayanan firmalar, zaman içinde yerel bankalarına dönmeye başladılar. Birleşik Devletler’de bu bankalardan birinin yöneticisi olan Kenneth L. Roberts, şöyle diyor: “Artık Amerikan bankacılığının geleceği, finans sektöründeki dev bankaların elinde değil.” Banka sisteminde görülen bu durum, ekonomide de tekrarlanıyor.

İkinci Dalga gerçekten de ulusal pazarların ve ulusal ekonomi kavramının doğmasına neden olmuştu. Bu ikisinin birleşmesi, ekonomiyi yönetecek ulusal araçların sosyalist ülkelerde merkezi planlama, kapitalist ülkelerde merkez bankaları ulusal para ve ekonomi politikalarının doğumunu getirdi. Günümüzde, bu araçlar, hâlâ sistemi devam ettirmeye uğraşan İkinci Dalga ekonomistlerinin ve politikacılarının şaşkın bakışları altında ne yapacaklarını bilemeyerek yalpalıyorlar.

Durum henüz yeterince netleşmedi ama ulusal ekonomiler giderek artan bir hızla bölgesel ve yerel ekonomilere bölünüyor ve bunların da kendilerine has sorunları var. Birleşik Devletler’de Sun Belt, İtalya’da Mezzogiorno veya Japonya’da Kansai olsun, endüstri çağında olduğu gibi bölgelerin giderek birbirlerine daha çok benzemesi yerine, enerji ihtiyaçları, doğal kaynaklar, mesleki gruplaşmalar, eğitim düzeyleri, kültür vs. açısından birbirlerinden uzaklaşmasına tanık oluyoruz. Dahası, bu küçük birimler bugün ulusal ekonominin bir kuşak önce vardığı noktaya gelmiş durumda.

Devletin ekonomiyi dengelemek için gösterdiği onca çabanın boşa çıkması, büyük ölçüde bu durumun yeterince anlaşılmama sına bağlanabilir. Enflasyonu veya işsizliği durdurmak için ülke çapında vergi iadesine, maaş artışlarına, para ve kredi kullanımlarına yönelmek, sorunları çözmek yerine daha da büyütür.

Üçüncü Dalga ekonomilerini İkinci Dalga’nın merkezi araçlarıyla yönetmeye çalışanların durumu, sabah hastaneye geldiğinde hastaların ne rahatsızlığı olduğuna bakmadan kolu mu kırık, beyninde tümör mü var, tırnağı mı dönmüş? bütün hastalara Adrenalin verilmesini söyleyen doktorunki gibidir. Böyle bir tutumun sonucunda ne olacağını siz tahmin edin. Yeni ekonomide sadece merkezilikten uzak, çeşitliliğe yer veren bir ekonomi yönetimiyle başarı sağlanabilir, çünkü dünyanın her yerinde aynı olduğu düşünülürken, ekonominin kendisi de merkezilikten giderek uzaklaşıyor.

Politikada, şirketlerde, devlet kuramlarında ve ekonomide bunlara ek olarak haberleşme araçlarında, enerji kullanımında ve bilgisayar gücünün dağılımında merkezileşmeye karşı duran bu eğilimler, tamamen yeni bir uygarlık yaratıyor ve eski kuralları çürütüyor.

h



  1. nil dedi ki:

    Kocam hep uyuyor


İsim: *

Mail: *

16 + 6 = ? (İşleminin Sonucu)