ÇİFT BURÇLARDAKİ GEZEGENLER TEK BURÇLARDAKİ GEZEGENLER

ÇİFT BURÇLARDAKİ GEZEGENLER TEK BURÇLARDAKİ GEZEGENLER

0-6 ÖLÜM EVRESİ 0-6 BEBEKLİK EVRESİ

6-12 YAŞLILIK EVRESİ 6-12 ÇOCUKLUK EVRESİ

12-18 YETİŞKİNLİK EVRESİ 12-18 YETİŞKİNLİK EVRESİ

18-24 ÇOCUKLUK EVRESİ 18-24 YAŞLILIK EVRESİ

24-30 BEBEKLİK EVRESİ 24-30 ÖLÜM EVRESİ

Astrologlar bir gezegenin gezegenler kuşağında bulunduğu noktayla fazlaca ilgilenmezlerse de, bir gezegen bir burcun ilk, ikinci veya üçüncü derecelerinde veya son iki veya üçüncü derecelerinde yer aldığında durum önem kazanır. (Venüs’ün, Ay’ın ve Mars’ın yüceldiği konumlar bu kuralın üç istisnasını oluşturur. Venüs 27 derece Balık burcu’nda, Ay 3 derece Boğa’da ve Mars 28 derece Oğlak’ta yücelir.) Bu durumlarda gezegen zayıflar ya da güçsüzleşir ve yönettiği evleri iyi bir şekilde gerçekleştirme yeteneği neredeyse tümüyle ziyan olur.

Bir gezegenin zayıf kuşakta yer aldığında gücünü nasıl yitirebildiğinin iki iyi örneği olarak, John Kennedy’nin ve Bili Clinton’un haritalarındaki Jüpiter’e bakalım: (Kennedy’nin Jüpiter’i 0 derece 21 dakika Boğa’da ve Clinton’un Jüpiter’i 0 derece 8 dakika Terazi’dedir.) Her iki başkanın da haritaları Başak Yükselen’dir ve bu durumda Jüpiter dördüncü evi (yuva, yurt) ve yedinci evi (evlilik) yönetir. Söylendiğine göre bu iki adam da oldukça zayıf evlilikler yaptılar (veya yapmışlardı.) Burada zayıf derken, gerilim veya sorunlarla dolu demek istemiyorum.

Eşlerin birbirlerine ilgisi ve birbirlerini tamamlaması anlamında söylüyorum. John Kennedy’nin sadece politik gereklilik nedeniyle evlendiği söylenir ve kanıt olarak gösterilen gönül maceraları, bu teoriyi doğrular görünmektedir. Clinton’m haberlerde yazılanlara dayalı ihanetleri, onun evlilik yaşamının da Kennedy’ninkiyle çok benzeştiğini düşündürmektedir. Jüpiter’in yönettiği dördüncü ev göz önüne alındığında, Kennedy tüm servetine rağmen kendi evini ancak evlendikten dört yıl sonra satın alabilmiştir! (Benim haritamda dördüncü evin yöneticisi yerleştiği burcun son derecesindedir ve ben hiçbir zaman bir eve ya da toprağa sahip olmadım.)

Her durumda benim haritamdaki Güneş bir burcun son derecesinde ve bu yüzden çok zayıf. (Çağdaş Hint astrolojisinin ev sisteminde, Güneş bir dusthana veya kötü ev olan altıncı eve düşer ve bu durum Güneş’i daha da zayıflatır.) Güneş dördüncü evi (ev, yurt) yönetir. Dördüncü evi yöneten bir gezegenin daşasmda yeni bir şehre veya eve taşınmak tipik bir durumdur; bende de aynen bu oldu. Güneş döneminin başladığı yılın içinde ailem eyaletin bir başka bölgesine taşmdı. Güneş çok zayıf olduğu için, getirdiği deneyim keyifli değil acı vericiydi ve alışkın olduğum çevreyle birlikte yakın bir arkadaşımı da bırakmak zorunda kalmaktan son derece üzgün olduğumu net bir şekilde hatırlıyorum. Annemin iyiliği bakımından hemen her dönem, bir öncekinden yani Venüs-Ketu’dan daha iyi olurdu. Bu dönem de daha iyi olmasma rağmen, (dördüncü evin yöneticisi olarak) 29 derece bir Güneş’in enerji eksikliği özellikle tercih edilir bir durum değildi.

Bir bütün olarak Güneş daşam işte tüm bu anlattığım nedenlerle zordu. En ilginç gelişmeler beşinci ev konularıyla (Güneş beşinci evimdedir) ve Güneş’in simgeledikleriyle bağlantılıydı. Güneş atmakaraka ya da ruhun göstergesi olarak bilinir. (Güneş doğal atmakarakada. Bir haritadaki bir diğer atmakaraka da bir burcun son derecesinde yer alan gezegendir. Benim haritamda Güneş bu iki onura da sahiptir.) Güneş’in ev konumu tarafından yönetilen yaşam alanlan önem kazanır ve kişinin ruhuyla bağlantısı olan hayati alanlar haline gelirler. Beşinci evin konularından biri de akıldır. Bu dönem sırasında, derin düşünmenin doğanım bir parçası olduğunu ve bu yanımın beni ruhuma ve amaçlanma bağladığını fark ettim. Bir öncekinde, yani Venüs daşa sırasında, belki benim haritamda Venüs’ün zararlı olması yüzünden, deneyimim keyif ve rahatlık arzumla şekillendi. Bunlar Venüs’ün ifadeleridir. Ama şimdi aklımı (beşinci ev) eskisinden daha fazla kullanmaya başlıyordum. Dikkat ederseniz, bu haritada iki zihinsel gezegen Merkür ve Ay birbirlerine açı yaparlar. Hint mitolojisinde Merkür Ay’m oğludur. Bu iki ‘akraba’ birbirine açı yapıyorsa, son derece zihinsel veya iletişimsel bir yapı garantilenmiş demektir.

Yine dikkat ederseniz beşinci evdeki Güneş iki ruhsal gezegenle yani Jüpiter ve Satürn’le açı yapar. (Uranüs, Neptün ve Pluto Hint astrolojisinde kullanılmadığı için bir haritadaki en ruhsal gezegenler Jüpiter ve Satürn’dür.) John Denver’m haritasını incelerken bahsedildiği gibi, Jüpiter Lord Krishna’ ran gezegenidir ve inancı, güveni, bağlılığı ve özveriyi temsil eder. Satürn ölümün ve yıkımın (cehaletin yıkımının) tannsı Lord Shiva’nm gezegenidir ve sadelik, disiplin ve duygulardan kaçınma yoluyla evrimi destekler. Jüpiter’in ve Satürn’ün özellikleri babamın hayatında son derece belirgindi 0üpiter ve Satürn Güneş’e açı yaparlar ve Güneş babayı simgeler) ve şimdi benim parçam oluyorlardı. Güneş daşa sırasında birdenbire, içimdeki doğuştan gelen ruhsal eğilimlerle birlikte, babanun son derece dindar yapısının da farkına vardım. Hayat hakkmda daha derinlemesine düşünürken, babamın, annemin rahatsızlıkları nedeniyle giderek zorlaşan hayatla başa çıkma yolunun dua ve Tanrı’ya iman olduğunu keşfettim. Babam on üç yaşından beri her sabah geleneksel Musevi ayini yapıyordu. Spiritüel teknikler, mantralar ve ayinler beşinci evle simgelendiği için, Güneş daşa sırasında babamın sabah dualarıyla ilgilenmeye başladım. Hatta bir haham olmayı bile düşünürken, duanın babanun veya benim durumumu düzelttiğine dair hiçbir kanıtın olmadığını fark ettim ve bundan vazgeçtim.

Güneş daşa devam ederken, babanun sorunları, işini birden bire kaybettiği için daha da kötüleşti ve yetişkinlik yaşamında ilk kez başkalarıyla birlikte iş aramak zorunda kaldı. Haritamın babanun kaderini nasıl etkilediği (ya da yansıttığı) konusu üzerindeyken bir şeyden daha bahsetmek istiyorum: Hint astrolojisinde bir kişinin fiziksel koşullan, etrafındaki insanların haritaları tarafından çarpıcı bir şekilde etkilenir. Babanun hayatı 29 derece Güneş’imin zayıf pozisyonundan ve 15 derecelik Güneş-Satüm kavuşumundan, özellikle altı yıllık Güneş daşam sırasında çok zarar gördü. Bu konuyu bir başka şekilde örneklemek için haritamda anneyle ilgili göstergelere bakarsak, bunlar o kadar kötü durumdadır ki, annemin hayatı ben doğduktan kısa bir süre sonra (Venüs-Ketu daşa-bukti nedeniyle) kötüleşmeye programlandı ve tüm hayatım boyunca öyle de kaldı.

Bir önceki yazım: ASTROLOJİK MANTRALARIN SÖYLENİŞİ



  1. urfat dedi ki:

    ben bir kizi sevdim ama o beni bilmiyorum sevdimi


İsim: *

Mail: *

12 + 8 = ? (İşleminin Sonucu)