Büyü Nasıl Yapılır?

Karanlık, ışığı nasıl sarabilir ki?

Karanlık, ışığın olmadığı yerdir. Işığın düğmesi her beşerin elindedir. Oysa karanlığın düğmesi yoktur ki iblis ona bassın. Onun yapabileceği tek şey sizin ışığınızı söndürmek için benliğinizi ele geçirmektir. Fakat ışık geldiği zaman karanlık yok olacaktır.

Bütün bu oyun ve aldatmaların sonu insanın rezil ve perişan olmasıdır. Türkiye’de yaşayan ünlü bir büyücünün sizlere ilginç bir açıklamasını da sunmadan geçemeyeceğim. Bakın kendi ruhunun pisliğini insanlara nasıl sunmuş; insanın büyücü olabilmesi ve kalabilmesi için haris, açgözlü, hain, kinci insanlara nefret kusmaya hazır rezil bir insan olması gerekir, bendeniz öyleyimdir.

Bu insanla işbirliğine gitmeniz bile mahvınıza sebep olacaktır. Gerisim iyice düşünün. Bu kişi bana ne veribilir? Sorusunu kendinize sorun! Çünkü bu tipler Türkiye’de çok fazladır.

Şeytan’m tuzak ve hilesi zayıftır.

Kur’an Nisa Süresi (76)

Haşr süresi (16) Ayeti, Şeytanin insanla alay etmesini, acı şekilde anlatır.

(Mülk süresi 5. Ayet)

Şu bir gerçek ki biz yere en yakın gök planını bir süs ve hayra uzak düşmüş inatçı şeytanlara karşı bir konuna olarak yıldızlarla donattık. O şeytanlar melekler topluluğunu dinleyemezler her yönden kovulup, atılırlar uzaklaştırılırlar. Onlar için sürekli bir azap vardır. Onların melekler topluluğundan dinlemeleri bazılarının bir çalıp kapması kadardır ki onu yakıcı bir yıldız takip eder.

Hicr süresi 17-18 ayetleride bu konuyu gündeme getirir.

Biz göğü taşlanıp kovulan şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı yapıp bir şeyler dinleyenler vardır ki onları açık bir yıldız izler.

(Maide 90-9l’de Kuran falcılığı şeytanın pisliği olarak anar.)

Bazı ünlü İslam bilginlerinin de medyumlar aracılığı ile elde edilen mesajların mahiyetleri tartışıyor ve bunların melekler ve nibelerle rekabet havasına bürünmelerini aldanış olarak niteliyorlar, insanın göklerle, ötelerle irtibatını inkar etmemekle birlikte, bu yolda sözü dinlenir olmanın yolununda peygambere bağlılıktan geçmesinin şart olduğunu da önemle belirtiyorlar. Ruh çağırma, ruhlarla irtibat, mesaj alma, göklerle irtibat, kozmik görevlilerle beraberlik vs… Adları ile ortaya çıkan olayları evrensel şizofreni olarak niteliyorlar. Kendilerine büyük ölçüde katılıyorum. Ve Doç. Dr. Yaşar nuri Öztürk’ün fikir ve açıklamalarını, kitaplarını, son derece güzel mantıklı ve çağımıza uygun buluyorum.

Kaderin bize gönderdiği her şeye değer biçen bizim mizacımızdır.

Önemli bir konuda da sizleri uyarmak istiyorum. Cinleri olduğunu iddia eden tipler Türkiye’de oldukça fazla. Bazıları doğru bazıları ise ilgi çekme amacı ile icraatta bulunuyorlar. Çaresizlik içindeki birçok insan bu kişilere koşmakta ve onlardan medet ummaktadır. Onları gözünüzde asla büyütmeyiniz ve bu cinci kişilere itibar etmeyiniz. Eğer günah içine girmek istiyorsanız o sizin bileceğiniz iştir. Müslüman ve tanrı inana tam olan insanlar, Kuran-ı Kerimi rehber edineceğinden sizlere

Enam Süresinden aynen yazılmış bir ayet örneği veriyorum. Bu ayeti dikkatle okursanız cinci kişilerin cehennemlik kişiler olduğunu anlar ve bu insanlardan uzak durursunuz.

Allah kıyamet günü hepsini toplar da ‘Ey cin topluluğu, insanların bir çoğunu baştanmı çıkardınız’ der. insanlardan onlara dost olanlar, ‘Rabbimiz biz birbirimizden faydalandık. Ve bize taktir ettiğin güne eriştik’ der. Rableri, ‘yeriniz ateştir ve orada sonsuz kalacaksınız’ der. Şüphesiz Allah hüküm ve hikmet sahibidir. Bilendir. Sanıyorum ki bu ayeti okuduktan sonra, Medyum kılıklı cinciyim diyen bu şeytani tiplerden kaçınır ve medet ummazsınız.

Büyü Nasıl Yapılır?_9.jpgBüyü Nasıl Yapılır?_6.jpg




İsim: *

Mail: *

10 + 4 = ? (İşleminin Sonucu)