Birleşik Devletler’de Tarot Falı

h1970-1977 yılları arasında, Birleşik Devletler’de Tarot Falı 14 milyon artmasına rağmen, en büyük 25 derginin toplam tirajı 4 milyon düştü.

Aynı dönemde, Birleşik Devletler’de küçük Tarot Falı birbiri ardına dizildi. Bu binlerce küçük dergi, özel ilgi alanlarına, bölgesel ve hatta yerel pazarlara sesleniyordu. Pilotların veya havacılığa meraklı olanların, sadece meslekleri veya kendi ilgi alanlarıyla ilgili bir dergi bulması mümkün. Gençler, sualtı sporuyla uğraşanlar, emekliler, bayan sporcular, eski model fotoğraf makinesi koleksiyoncuları, tenisçiler, kayakçılar, patenciler, sadece kendilerini ilgilendiren dergiler bulabiliyorlar. New York, New West, Pitts burger gibi dergiler, bölge halklarına hizmet veriyor. Bazı dergiler, daha da küçük pazarlara sesleniyor; Kentucky Business Ledger veya Western Farmer gibi.

Baskı Tarot Falının hızı artıp maliyeti düşerken, bugün her organizasyon, her grup, her politik veya dini kült, kendi dergisini yayımlayabiliyor. Daha küçük organizasyonlar, artık ofislerde demirbaşlardan biri haline gelen fotokopi makineleri sayesinde el gazeteleri yayımlayabiliyorlar. Yüksek tirajlı yayınlar, artık ulusal yaşam üzerinde eskisi kadar etikli değiller. Kitlesellikten uzaklaşan düşük tirajlı yayınlar, onların boşalttığı yeri dolduruluyor.

Ama Üçüncü Dalga’nın iletişim üzerindeki etkisi sadece yazılı basınla sınırlı değil. 19501970 yılları arasında Birleşik Devletler’de radyo istasyonlarının sayısı 2336’dan 5359’a çıktı. Nüfus sadece yüzde 35 artarken, radyo istasyonlarının sayısı yüzde 129 arttı. Daha önce her 65,000 Amerikalı için bir radyo istasyonu bulunurken, bugün her 38,000 Amerikalı için bir radyo istasyonu var. Dinleyicilerin program seçenekleri artarken, dinleyici kitlesi daha fazla sayıda radyo istasyonu arasında bölündü.

Sunulan programların çeşitliliği de çok arttı, çünkü bu istasyonlar, artık hiç ayrım yapılmadan geniş kitlelere hitap etmek yerine, özel dinleyici kitlelerine hitap ediyorlar. Örneğin, haber istasyonları, orta sınıf üyesi yetişkinler için yayınlar yapıyor. Çeşitli türde Pop müzik yayını yapan istasyonlar, genç kuşağın farklı kesimlerini hedefliyor. Zencilerin müzik zevkine göre istasyonlar var. Klasik müzik yayını yapan istasyonlar, üst düzey ekonomi seviyesindeki yetişkinlere hitap ediyor. Birleşik Devletler sınırları içinde İspanyolca, Portekizce, İtalyanca, İbranice ve daha birçokları yayınlar yapan radyo istasyonların hedef kitleleri, etnik gruplardır. Politik köşe yazarı Richard Reeves şöyle diyor: “Newport, R.I.’da, sadece AM dalgalarını kontrol ettiğimde 38 farklı istasyon buldum; bunlardan üçü dini, ikisi zenciler için, biri Portekizce yayın yapıyor.”

Yeni türde sesli yayın kanallar, dinleyici kitlesini daha da küçültüyor. 1960’larda küçük, ucuz ses alıcıları ve sadece kaset çalan makineler gençler arasında orman yangını gibi yayıldı. Ama yaygın bir yanlış düşüncenin aksine, günümüzde gençlerin çok daha küçük bir ü radyo dinliyor. 1967 yılında ortalama radyo dinleme süresi kişi başına günde 4.8 saatken, 1977 yılında 2.8 saate indi.

Buna ek olarak, kişiye özel çift taraflı telsizler yaygınlık kazandı. Tek yönlü alıcı radyolardan farklı olarak, bu çift yönlü radyolar beş millik bir alanda sürülerin araçlarıyla hareket halindeyken birbirleriyle iletişim kurmalarını mümkün kıldı.

1959-1974 yılları arasında, Birleşik Devletler’de bir milyon çift taraflı telsiz kullanılıyordu. Bir Federal İletişim Komisyonu üyesine göre: “Sekiz ay içinde iki milyona, üç ay içinde de üç milyona ulaşıldı.” Artık bu telsizler yaygınlaştı. 1977 yılında 25 milyon sivil telsiz kullanılıyordu ve bu telsizler sayesinde, polisin yolun ilerisinde hız kontrol yaptığı yönünde uyarılardan dualara, sokak kadınlarının reklamlarına kadar çok çeşitli şeyleri bulmak mümkündü. Telsiz fırtınası eski hızını kaybetti ama etkileri devam ediyor.

Reklam gelirleri için endişelenen radyo istasyonu yöneticileri, telsizlerin radyo dinleyicilerinin sayısını azalttığı görüşüne şiddetle karşı çıkıyorlar. Ama reklam şirketleri onlar gibi kendilerinden emin değil. Marsteller Inc., New York’ta yaptığı bir araştırmada sivil telsiz kullananların yüzde 45’inin araçlarındaki normal radyoları yüzde 10 ila 15 oranında daha az dinlediklerini ortaya koydu. Daha da ilginci, sivil telsiz kullananların yarısından fazlası, telsizleriyle birlikte normal radyolarını aynı anda kullanıyorlardı!

Kısacası, yazılı basında görülen çeşitlilik ve küçük çaplılık eğilimi, radyo kullanımında da tekrarlanıyor ve dahası, yazılı basma oranla daha fazla bireyselleşiyor.
Ama İkinci Dalga haberleşme araçlarının en büyük, en şaşırtıcı ve en ağır yenilgisi, 1977 yılında geldi. Hiç şüphesiz, bir kuşak için en güçlü ve en “kitlesel” haberleşme aracı televizyondu.
1977 yılında televizyon sendelemeye başladı. Time dergisi şöyle diyor: “Bütün sonbahar boyunca, programcılar ve reklamcılar, rakamları endişeyle incelediler. Gözlerine inanamıyorlardı. İlk kez ortaya çıktığından beri televizyon tarihinde ilk kez izleme oranı düşmüştü!”
Bir reklamcı şaşkın bir halde şöyle demişti: “Seyircinin azalacağını kimse düşünemezdi!”

Bu gerilemenin nedenleri hakkında günümüzde hâlâ çeşitli fikirler öne sürülüyor. Programların kötüleştiği söyleniyor; onun fazla, bunun az olduğu belirtiliyor. Birçok yönetici bu yüzden işini kaybetti. O ya da bu türde yeni programlar öneriliyor. Ne var ki bütün oluşumun gerçek nedeni henüz yüzünü gösteriyor: İmge üretiminin güçlü bir merkezden yönetildiği günler artık geride kaldı. Eski NBC yöneticilerinden biri, üç büyük Amerikan televizyon şirketinin yönetimini aptallık ve beceriksizlikle suçlarken, 1980’lerin sonlarında akşam yayınlarında izleyici oranlarının yüzde 50’ye kadar gerileyeceğini söylüyor. Gerçekte olan şey şudur: Üçüncü Dalga haberleşme düzeni, İkinci Dalga haberleşme sisteminin hâkimiyetine son veriyor.




İsim: *

Mail: *

14 + 9 = ? (İşleminin Sonucu)