Bazı mesajların zaman ve mekan sınırlamaları

hİnsanlığın başlangıcından günümüze kadar toplumların temelinde insanların birbirleriyle konuşarak iletişim kurması yatmıştır. Ayrıca, bazı mesajların zaman ve mekan sınırlamalarından bağımsız şekilde taşınabileceği araçlar, sistemler ve mekanizmalar gerekmiştir. Bir söylentiye göre, eski Persler belli aralıklarla yüksek kuleler dikmiş, tepelerine yerleştirdikleri gür sesli görevlilerin aracılığıyla uzun mesafelere haberler iletmişlerdir. Romalılar ise cursus publicus dedikleri bir ulak sistemini kullanırlardı. 1305 1800 yılları arasında, Avrupa’da “The House of Taxis” (Taksiler Evi) denen geniş çaplı bir haberleşme sisteminden yararlanılmıştır. 1628’de bu organizasyonun yirmi bini aşan çalışanı, mavi ve gri üniformaları içinde prensler, generaller, tacirler ve bankacılar için haberleşme işini sürdürürlerdi.

Birinci Dalga döneminde bütün bu haberleşme sistemlerinden sadece zenginler, soylular ve nüfuzlu insanlar yararlanabiliyordu. Sıradan insanların bu sistemlerden yararlanma olanağı yoktu. “Mektupların bir aracıyla gönderilmesi bile hoş karşılan mazdı,” demektedir bir tarihçi. “Hatta bazı durumlarda bu yasaktı.” Diğer bir deyişle, insanlar haberleşmek için bir araya gelmek zorundaydı. Aile ya da köy sınırlarının ötesine taşınacak haberler için, ancak politik ve toplumsal denetim sağlama amacıyla kullanılan sistemlerden yararlanılıyordu.

Herkes bu sistemleri kullanamazdı ve dolayısıyla, haberleşme sistemleri elit sınıfın silahı durumundaydı.
İkinci Dalga dünyaya yayılırken bu tekelleşme yıkıldı. Ne var ki bu yıkılımın nedeni, elit üst tabakanın bencillikten vazgeçmiş olması, alt tabakalardaki insanlara da aynı avantajları sunarak paylaşımcı davranmayı seçmesi filan değildi: İkinci Dalga teknolojisi ve seri üretim, eski iletişim sistemlerinin kaldıramayacağı boyutta bir kitlesel haberleşme ihtiyacını doğurmuştu.

İlkel toplumlarda ve Birinci Dalga uygarlığında, ekonomik için gereken bilgi aktarımı görece basitti ve yakınınızdaki birinden bile bu konuda bilgi almak mümkündü. Enformasyon, verilerin sözel iletişimle veya işaretlerle aktarılabilmesine izin verecek kadar sadeydi. Diğer yandan, İkinci Dalga ekonomilerinde, farklı yerlerde devam eden çalışmaların etkili bir şekilde senkronize olması gerekiyordu. Hammaddelerin yanı sıra, çok miktarda bilginin yaratılması ve titiz bir şekilde dağıtılması şarttı.

Bu nedenle, İkinci Dalga yayılmaya devam ederken, ülkelerin posta hizmetleri de gelişti. Gerçek şu ki pamuğu ayıklayan çark ve iplik dokuma makinesi gibi, posta hizmetlerinin kurulup geliştirilmesi için de hayal gücünün verimli bir şekilde kullanılması gerekmişti. Bugün kanıksamış olduğumuz posta hizmetleri, o dönemde büyük bir yenilikti. Ünlü Amerikalı konuşma üstadı Edward Everett şöyle demişti: “Artık Hıristiyanlık dışında posta hizmetlerinin modern uygarlığın en önemli temellerinden biri olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.”




İsim: *

Mail: *

18 + 5 = ? (İşleminin Sonucu)