AYRILMA ENDİŞESİ

Elbisemoda-2013-burc-astroloji-ruya-yengec-1Davut un Tanrının varlığında olmayı çaresizce özlediğini ifade eden sözlerine bakın: “Canım Tanrıya, yaşayan Tanrıya suşadı; ne zaman görmeye gideceğim Tanrı nın yüzünü?”

Davut Yeruşalim’den kaçarken, Tanrı’ya tapındıkları kutsal yeri de Yeruşalim’de bırakıyordu. Tanrının Sandığını şehre geri göndermiştii Tanrının varlığı ve gücünün kutsal sembolünü özlüyordu. Davut geleneksel tapınma yerinde olmayı özlüyordu ama şimdi Yeruşalim’in doğusunda, İsrail topraklarındaki çöldeydi.

Tanrıdan ayrılış, Davut’un zihinsel ve duygusal acısını artırmıştı. Yapabildiği tek şey acı içinde ağlamak, yorgunluk, acı ve ümitsizlik gözyaşları dökmekti.

Bazı insanlar, özelllikle de erkekler, gözyaşlarını zayıflık belirtisi olarak görürler. Ama gözyaşlarında bereketlenmiş bir özgürlük vardır. Gözyaşlarımızı tutmak ve ağlamaktan kaçınmak duygusal acımızı olduğu gibi fiziksel acımızı da artını*. Ağlamayı reddettiğimizde Tanrı tarafından bize sunulmuş olan yenilenme kanalını da reddetmiş oluruz. İsa şöyle demiştir: “Ne mutlu yaslı olanlara! Çünkü onlar teselli edilecekler.”14 Bu, Tanrı nın vaadidir!

İnsanı ümide, esenliğe, tatmin ve rahatlığa yönelten üzüntü vardır.

İsa’yla ilişkimiz olduğunda acı çekmek bile iyileştirici bir merhem gibidir. O nun ismi ruhlarımızı yatıştırıp, sakinleştiren bir ilaç gibidir. Yaşamımızda farklı mevsimler vardır, ağlama ve yas tutma zamanı ve gülme ve dans etme zamanı vardır. Gözyaşı mevsiminden geçmekteyseniz, şunu hatırlayın: “Çünkü öfkesi bir an sürer, lütfü ise bir ömür; gözyaşlarınız belki bir gece akar, ama sabahla sevinç doğar.”

Davut yüreğini Rab’bin önüne döktüğünde, sevinci yenilenmiştir.




İsim: *

Mail: *

11 + 2 = ? (İşleminin Sonucu)