Astroloji ve Güneş

images

Onla on birinci yaş arasında, Güneş daşanın son buktisinde çok altüst edici bir şeyler oldu. (Bu, benim haritamda en zarar gören gezegen olan Venüs’ün buktisi sırasındaydı). Güneş döneminin altı yılı boyunca en büyük mutluluğum spordu. Spor, beşinci ev ve Mars yönetimindedir. Güneş beşinci evdedir ve beşinci ev, bu evde yer alan üçgen ve köşesel ev yöneticilerinin (Güneş ve Satürn) bileşimi, Jüpiter’in beşinci eve yaptığı açı ve burada kuvvetli bir rajayoga oluşması nedeniyle son derece güçlüdür. (Satürn tek başma bir rajayoga oluşturur.) Bunun üstüne bir de Mars, birinci evin (kendilik) yöneticisi Venüs’le iki derece içinde bir kavuşum yapar. Yoğun zihinsel meraklarım bir yana, spor benim hayatimdi ve beyzbol da benim sporumdu.

Çoğu zaman iki zayıf gezegenin daşa-buktisine sahip olmak, birbirine zarar veren iki gezegenin daşa-buktisiyle karşılaşmak kadar yıkıcıdır. Güneş-Venüs dönemi sırasındaki durum işte böyleydi ve çok kötü sonuçları oldu. Güneş daşa sırasında beyzbol oynamaya (haritamda inanılmaz şekilde öne çıkan beşinci evim yüzünden) her şeyden daha çok önem veriyordum ve sonunda profesyonel olmayı umuyordum. Ketu’ya ve on ikinci evin yöneticisi Mars’a çok yakın olan Venüs, kişiliğimi neredeyse görünmez yapar ve tanınma ve taktir edilir olma yeteneğimi olağanüstü bir şekilde zayıflatır. Bu, 29 derecedeki Güneş’le birleşti ve Güneş-Venüs daşa-bukti sırasında tüm arzularımı gerçekleştirme şansımı yok etti.

Küçükler ligine katılmak üzere paralan ödenen yüzden fazla çocuktan ikisi, bilinmeyen bazı nedenlerle devre dışı bırakıldı ve o iki çocuktan biri bendim. Ebeveynlerimin tüm yürekli çabalarına rağmen bize söylenen, sadece takımın çok dolu olduğuydu. Küçükler liginin -hızlı fırlatışlarla oyunun öğretildiğibirinci yılını kaçırdığım için, hiçbir biçimde yaşıtlanma ayak uydurabilme şansım kalmadı ve bu durum, beyzbol hayatına dair ümitlerimi tümüyle yok etti. Onuncu evin (kariyer) yöneticisi beşinci evdedir (spor ve akıl) ve zihinsel bir iş yapıyor olmak beni heyecanlandırıyor olsa da, spor alanında kariyerimin eksik kalmasına hep üzülmüşümdür.

iki zayıf gezegenin, açıyla bağlantılı olmasalar bile, kendi daşa-bukti dönemlerinde ne kadar yıkıcı olabildiklerini biraz daha örneklemek için, Batılı guru ve the Est Training’in kurucusu Werner Erhard’m başına gelenlerden bahsetmek istiyorum. 1981’de Erhard on yülık Ay daşa’ya girdi ( 317’e bakınız) ve Ay haritasında malefik Mars’la kavuşumda, düşük olduğu burç Akrep’te ve evlilik evi olan yedinci evdedir. Ay daşa evliliğin hızla kötüye gitmesine ve söylendiğine göre zor ve acılı bir boşanmaya neden oldu. Ancak hayatındaki diğer konularda (zaten ilgisi de yoktu) bir bozulma görünmüyordu. 1989 Şubat’ında Werner, Ay daşa devam ederken haritasındaki en zararlı ikinci gezegen olan Venüs’ün alt dönemine girdi. Dördüncü evdeki Venüs geri hareketinde ve malefik yakıcı Güneş’ten dört derece uzakta (böylece kombast yani yanık durumdadır); Satürn’den de on derece içinde bir açısı var.

(Satürn rajayogakaraka olsa bile, hala ‘birinci sınıf bir malefiktir’ ve hala çok zararlı bir enerji gönderir.)
Venüs, Erhard’ın haritasında hem kişilik, kendilik, kabul görme ve tanınma evi olan birinci evi ve hem de sağlık ve düşmanları yenme becerisi evi olan altıncı evi yönetir. Bu korkunç daşa-bukti sırasında, ‘Sixty Minutes’ (Atmış dakika) isimli bir televizyon haber programında Werner alenen kötülendi ve imparatorluğu yıkıldı. Program onu kızma tecavüz etmekle ve başka ciddi suçlar işlemekle itham ediyordu. İlginçtir ki, Erhard’a saldıran programın eleştirmenleri, Erhard’ın düşmanları olarak düşünülen Scientologist’ler tarafından ayarlanmıştı (düşmanlar altıncı evin göstergesidir ve bukti gezegeni Venüs altıncı evi yönetir), çünkü iddiaya göre Erhard, uzun yıllar önce kendi programlarında kullanmak için onların tekniklerini iç etmişti. Her iki daşa-bukti gezegeni, yani hem Ay hem
de Venüs çok zayıf ve zarar görmüş olduğu için, Erhard güçsüz ve savunmasızdı. Büyük baskılara ve zorlamalara maruz kalarak şirketini sattı.

Tekrar kendi haritama dönerek bir sonraki daşanın yani Ay’ın etkilerini anlatmadan önce, tamamen farklı doğalara sahip Mars ve Ketu’yla kavuşumu olan Yükselen yöneticisinin, yani Venüs’ün özel durumunu konuşmak istiyorum. Mars baskın, agresif enerjinin ve kendine güvenin gezegeniyken, Ketu mistik, iç gözleme ve içe dönmeye neden olan ruhsal konularla ilgili bir etkidir. Hint astrolojisine başlayan astrologların en büyük problemi, taban tabana zıt iki astrolojik etkinin nasıl işlediğini anlamaya çalışmalarıdır. Bu ta defalarca ve gerçek hayattan örneklerle birlikte bu konudan bahsederek, okuyucularımın zıtlarm birlikte varoluşunu anlamaya başlayacaklarım umuyorum.

Birinci evimin yöneticisinin Ketu’yla kavuşumu nedeniyle kişiliğim utangaç, geride duran, iç gözlemsel, ruhsal konularla ilgili ve güçlü bir kendilik duygusundan mahrum. Çelişkili bir şekilde, sıcak ve agresif Mars’la kavuşumu yüzünden aynı zamanda otoriter, baskın, iddialı, fiziksel ve son derece kararlıyım da. Şuna hiç şüphe yok ki, ne olursa olsun benim hayattaki genel tavrım, içine kapanık, hassas, ruhsal ve çoğu kez çekingendir. Oysa astroloji dersleri veya konferanslar?? verirken her şey görünebilirim ama utangaç olduğum söylenemez. Yıllar geçtikçe, sınıflara eğitim verirken ve atölye çalışmaları yaparken ben bile otoritemi yumuşatma çabasına girmeye başladım. Benim kişiliğim bu yüzden iki tamamen karşıt etkinin birbirini geçersiz kılmadan nasıl çalıştığını gösteren mükemmel bir örnektir.

Eğer hala açık değilse, astroloji dersi larımdaki iddialı yazı tarzım, Yükselenin yöneticisiyle kavuşum yapan güçlü ve belirgin Mars’ın etkisine bir örnektir. VenüsMars kavuşumu sadece iki derece içinde oluşmakla kalmaz, aynı zamanda bu kavuşum bir köşesel ev olan dördüncü evdedir de. (köşesel evler birinci, dördüncü, yedinci ve onuncu evlerdir.) Hint kutsal metinleri Venüs-Mars kavuşumu bir köşesel evdeyse o insanın bir lider olacağını söylerler. (Bili Clinton ve Mahatma Gandi birinci evlerinde böyle bir kavuşuma sahiptirler; Hitler’in de yedinci evinde bu kavuşum vardı.) Benim durumumda, son derece yakın ilişkideki Ketu, liderlik yeteneği veren köşesel Venüs-Mars kavuşumuna zarar verir. Ama ne kadar zarar görmüş olursa olsun, liderlik yeteneği yine de ortaya çıkmanın bir yolunu bulur. 1986’da, son yıllarda bir Batılı tarafından yazılmış ilk metin olan Hint astrolojisini, bunun Bata astrolojisinde bir yeri olamayacağım savunan muhafazakar inanca karşı yayınladım. Ayrıca, her harita yorumunda şu ya da bu sistem yerine, hem Hint hem de Bata astrolojisini (her sistem kendi bütünlüğünü sürdürürken) uygulayan astrologlar yetiştirmek, liderliğin bir başka örneğidir.

Mars’a kavuşumlar ve yedinci ev açıları (karşıt açılar), iyi anlamak açısından çok önemlidirler. Bu açılar hemen hemen her zaman mimarlık, mühendislik, teknik resim, hukuk ve diğer teknik alanlarda yetenek verir. Aynı zamanda Mars’ın açüan ne kadar iyiyse (örneğin benefik gezegenlerden açı alıyorsa), kişinin lider olma ihtimali de o kadar yükselir. Neredeyse tüm askeri komutanların, başkanlarm ve diğer siyasi liderlerin ya bir benefikle kavuşum yapan veya karşı evdeki benefik bir gezegenden açı alan bir Mars’ı vardır. Hatta malefiklerle kavuşumu olan bir Mars’a sahip bazı politikacılar ve yöneticiler, Mars’ın bu malefik kavuşumdan zarar görmesi durumunda bile, aynı zamanda çok büyük bir enerji de yüklenmiş olabileceğini düşündürürler.

Bir önceki yazım: ASTROLOJİK MANTRALARIN SÖYLENİŞİ




İsim: *

Mail: *

15 + 5 = ? (İşleminin Sonucu)