ASTROLOJİ GEZEGENLER

icerikGEZEGENLER

Koç. Başak. Kova. Hepsini biraraya yerleştirirsek, yine temel sembole döneriz: kusursuz daire. Ve bu daire pasiftir. Gökyüzü gibi, öylece, sonsuz durur.

Burçların bize dokunabilmesi için, aktif bir güçle tanışmamız gerekil. Bazı aracıların gökyüzü ile dünya arasmda durup, göksel lisanı insanların anlayabileceği bir dile tercüme etmeleri gerekir.

Gezegenler bunu yaparlar. Sistemi ateşlerler. Onlar olmadan astroloji olamaz, sadece soyutlama ve cansızlık olur. Bize dokunan burçlar değil gezegenlerdir. Gezegenler zodyakm enerjisini bize taşırlar, hücrelerimizin ve dokularımızın içine yerleştirirler, yaşamımızı biçimlendirirler.

İyi ama nasıl? Göründüğü kadarıyla, bu düşünce çılgıncadır. Muazzam Jüpiter yarım milyar mil uzaklıktadır. Bir bebek doğduğunda, doktorun çekim gücü bile daha kuvvetlidir. Nasıl olur da bir gezegen bizi etkileyebilir? Bir gezegen her hangi bir şeyi nasıl sembolize edebilir?

Astroloji nasıl çalışır? Güç bir soru. Dolunay ile şiddet dolu suçlar arasında saptanmış ilişkiden söz edebilirim. Meslek seçimleri ile yükserlen veya alçalan bazı gezegenler arasındaki bağlantıyı araştıran çok etkileyici istatistiki araştırmalardan söz edebilirim. Eğer ilgileniyorsanız, kitabm sonunda yer alan referans bölümündeki kitaplara göz atabilirsiniz. Ama ben bu kitabı astrolojinin geçerliliğini ispatlamak için yazmıyorum. Umuyorum ki siz, bu kitabı okuduktan sonra, geçerli olup olmadığım kendiniz bir miktar sınayabilirsiniz.

Yine de, insanlar bana gezegenlerin bizi etkileyemeyeceğini söyleyince rahatsız oluyorum. Bilim bir yana, en azından bir açıdan, bir gezegenin bize dokunması gerçek ve inkar edilemezdir. Açık bir gecede dışarı çıkm. Gökyüzünde Venüs’ü veya Satürn’ü bulun. Ona bir bakın. Gerçekte ne olmaktadır? Elektromanyetik titreşimler milyonlarca mil öteden, boşluğun içinden, saniyede 186.000 mil hızla retinamıza çarparak, gözümüzde ve beynimizde biokimyasal değişimlere neden olmaktadır. En azından görme duyumuz kanalıyla, gezegenler bize her gün dokunmaktadır. Bu sürecin mucizevi büyüsü alışkanlık nedeniyle değerlendirilememektedir.

Işık enerjinin gezegensel kaynaklardan yeryüzüne ulaşmasının tek biçimi değildir. Radyo dalgaları, mikrodalgalar, X ışını, infrared radyasyon ve benzeri biçimlerde olabilir. Herhangi bir biçim zihni yapılandıran astrolojik güçlerin taşıyıcısı olabilir. Veya belki bu güçler bize tamamen yabancı bir doğaya sahip. Bilmiyoruz. Tarihin bu noktasmda, göksel güçlerle ilgili tutarlı bir teoriye ulaşamamış bulunuyoruz. Ancak bundan ötürü bireylerin büyük bir kaybı yok. Bu sistemin mekaniğini anlamadan da, duyarlı bir astrolojik yorum insanın yaşamındaki değişikliklerle yüzleşmesi sürecine, pratik açıdan çok değerli katkılarda bulunabilir.

Tam olarak ne olduğunu anlamamamıza aldıran kim? Bu kadar belirsizlik bilim için kabul edilebilir bir düzeydir. Örneğin, fizikçiler henüz yerçekiminin nasıl olduğuna dair, hiç açığı olmayan, bir teoriye sahip değiller. Bugüne kadar tüm yapılabilen fenomeni tam olarak tanımlamayı öğrenmektir. Astroloji de aym aşamadadır. Gezegenlerin nasıl çalıştığını bilmiyoruz, ama onların etkilerini tahmin etmeyi ve tarif etmeyi öğrenmiş bulunuyoruz.

Ve bu etkiler tamamen gerçektir.




İsim: *

Mail: *

18 + 2 = ? (İşleminin Sonucu)